YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3307
KARAR NO : 2007/7887
KARAR TARİHİ : 04.06.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı …, 16.5.2006 tarihli ihaleyi davalının kazandığını, ancak davalı firmanın 6.6.2006 tarihli yazıya rağmen sözleşme yapmadığını, en avantajlı ikinci teklifle davalının teklifi arasında 19.906,15 YTL fark bulunduğunu, en iyi 2.teklif sahibi ile sözleşme yapıldığını ileri sürerek 19.906,15 YTL’nin davalı firmadan tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşme yapılmadığı için idari yargının görevli olduğunu savunmuş, esastanda davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; sözleme yapılmadığı için işlerin idari aşamada kaldığı, sözleşme aşamasına kadar tesis edilen işlemlerden doğan uyuşmazlıkların çözüm yerinin idari yargı olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının okul kıyafeti, eşorfman takımı ihalesine davalının katılarak ihaleyi kazandığı ve ancak davalının sözleşme yapmaktan kaçındığı ve bu nedenle davacının davalı firma tarafından verilen fiyat ile ikinci en iyi fiat arasındaki farkı bu dava ile davalıdan istediği anlaşılmaktadır. İhaleyi yapan kurumun kamu kurumu niteliğinde olan davacı … olduğu kuşkusuzdur. Mahkeme ise davada idari Yargının görevli olduğunu belirterek dava dilekçesini bu nedenle reddetmiştir. Hemen belirtmek gerekirki … kişiler ve … hukuk tüzel kişileri aleyhine idari yargıda dava açılması olanaklı olmayıp, adliye mahkemelerinde dava açılması zorunludur. Nitekim uyuşmazlık mahkemesinin 31.1.1983 gün 2/14 sayılı ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2.7.1975 gün 4/970-911 sayılı kararları ile Yargıtay uygulamasında bu yöndedir. Mahkemece değinilen bu
2007/3307-7887
yön gözetilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açılanan nedenlerle; temyiz olunan hüküm davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 4.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.