YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3488
KARAR NO : 2007/9275
KARAR TARİHİ : 02.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … gelmiş, davacı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, Kooperatifin 11.11.1997 tarihinde Karayolları Genel Müdürlüğü aleyhine … 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1997/693 E. sayılı dosyası ile açmış olduğu kamulaştırma bedelinin artırılması davasında davalı avukatın Kooperatifi vekil olarak temsil ettiğini, davanın kabulüne ilişkin karardan sonra başlatılan icra takibinde icra dosyasına yatırılan paranın davalı tarafından çekilmesine rağmen Kooperatife iade edilmediğini, alacaklarının tahsili için başlatmış oldukları icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının vekili sıfatıyla icra dosyasından çekmiş olduğu parayı Kooperatif başkanı olan dava dışı Tevfik Güldemir’e ödediğini, Kooperatifin tasfiyesine karar verildiğinden haberdar olmadığını, kaldı ki ödeme tarihinden
2007/3488-9275
takip tarihine kadar beş yıllık zamanaşımı süresinin de geçtiğini savunarak, davanın gerek zamanaşımı, gerekse esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, davalının … 15. İcra Müdürlüğünün 2005/3570 E. sayılı icra dosyasındaki itirazının 8.205,00 YTL asıl alacağa yönelik kısmının iptaline, takibe konu alacak yargılamayı gerktirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
2-BK.nun 392. maddesi hükmü uyarınca vekil zimmetinde kalan paranın faizini de vermek mecburiyetindedir. Anılan hüküm gereğince faize hükmetmek için davalı vekilin ayrıca temerrüde düşürülmesine gerek yoktur. Bu durumda davacı alacağına, paranın davalı vekil tarafından icra dosyasından çekildiği tarihten, takip tarihine kadar faiz yürütülmek suretiyle, tesbit edilecek işlemiş faiz alacağı yönünden de, faize faiz yürütülmemesi koşuluyla itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, mahkemece işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-İcra ve İflas Kanunu’nun 67.maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan başka, alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın … miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, kabul edilen asıl alacak miktarı üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddedilmiş olması da ayrıca bozma nedenidir.
2007/3488-9275
SONUÇ: 1. bent gereğince davalının temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 2.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.