YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3492
KARAR NO : 2007/7893
KARAR TARİHİ : 04.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, 132 ve 133 parsel numaralı taşınmazların satışı için davalı ile dava dışı mal sahipleri arasında aracılık ettiğini, bu aracılık sözleşmesinden dolayı davalı tarafından aleyhine dava açıldığını ve davanın kendi aleyhine sonuçlandığını, davalının o davadan kaynaklanan alacağını tahsil etmek için kendisinden zorla 3 adet boş senet aldığını ve icra takibine koyduğunu, bonoların bedelsiz olduğunu, faizin fahiş olarak talep edildiğini, yanlış hesaplama yapıldığını belirterek borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı, davacının aracılık ve garantörlük sözleşmesindeki edimlerini yerine getirmediğini, daha sonra karşılıklı anlaşma sonucu dava konusu bonoların alındığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; bonolardaki imzanın davacıya aidiyetine dair imza incelenmesine davacının icabet etmediği ve bu suretle imzaların davacıya ait olduğunun sübut bulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2007/3492-7893
2-Dosya içinde bulunan belgelerden, davalının … 4. İcra Müdürlüğünün 2004/3404 Esas sayılı icra dosyasında 11.8.2004 tarihinde 30.11.2003 ve 20.12.2001 vadeli iki adet bonoyu dayanak göstererek 33.500 dolar ve 80.000 DM karşılığı 98.343.000.000 TL asıl alacak ve 148.053.000.000 TL işlemiş %60 ve %48 faiz olmak üzere 246.396.000.000 TL’nin tahsilini istediği, … 6. İcra Müdürlüğünün 2004/972 sayılı dosyası ile de 29.1.2004 tarihinde 15.5.2002 vadeli bonoyu dayanak gösterip 4.000 dolar karşılığı 5.600,00 YTL asıl alacak ve 5.600,00 YTL işlemiş faizi olmak üzere 11.200,00 YTL ‘nin %60 faizle tahsilini talep ettiği anlaşılmaktadır. Davacı eldeki davada bu bonoların zorla elinden alındığını, iddia ederek borçlu olmadığının tespitini talep ettiği gibi faizinde fahiş olduğunu, faiz hesaplamasının yanlış yapıldığınıda iddia etmiştir. Davalı taraf seçimlik haklarını kullanarak döviz cinsinden olan alacağını, TL’na çevrirek talepte bulunmuş, ancak gerek icra takip talepnamesinde ve gerekse yargılama aşamasında işlemiş faizi nasıl hesapladığını belirtmemiştir. Davalı döviz cinsinden olan alacağını TL’na çevirerek talepte bulunduğuna göre öncelikle icra takiplerine konu olan bonoların ödeme vadelerinden itibaren icra takip tarihlerine kadar olan döviz cinsinden işlemiş faiz miktarının ne kadar olduğu hususunda gerekirse bilirkişiden rapor alınmalı, işlemiş faizi ile birlikte ana alacağın icra takip tarihlerindeki TL karşılıkları tesbit edilmeli ve icra takip tarihinden itibaren de TL cinsinden ana alacağa icra takip talepnamelerinde yazılı faiz oranlarını geçmemek üzere yasal faiz yürütülmesine karar verilmelidir. Mahkemece, değinilen bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usül ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 4.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.