Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/3951 E. 2007/10008 K. 12.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/3951
KARAR NO : 2007/10008
KARAR TARİHİ : 12.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … ile davalı vekili avukat …’in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirkete 1.12.1998 tarihli ve 10.500.000.000 TL bedelli senet sebebiyle borçlu bulunduğunu, senedin tahsili için başlatılan icra takibi sırasında icra dosyası borcunun ödenmesi amacıyla davalı şirket ile 7.1.2002 tarihli bir sözleşme düzenlediklerini, bu sözleşmede adına kayıtlı olan 1056 parsel nolu taşınmazın 12.000 m2 sinin icra dosyası borcuna karşılık davalıya devrinin kararlaştırıldığını, ancak taşınmazda parselasyon işlemi yapılmadığından dolayı müstakil tapu çıkarılamaması nedeniyle tapuda taşınmazın 32.399,61 m2 üzerinden 1902/2400 payının devredildiğini, yine bu sözleşmede davalı yanca taşınmazın parselasyonu yapıldıktan sonra davalı şirkete bırakılan 12.000 m2 dışında kalan kısmı, içinde … katlı ev de dahil olmak üzere tapulu olarak kendisine iade edileceğinin kararlaştırıldığını, aynı gün tapuda 1056 parselin davalıya satışının yapıldığını, ancak davalının sözleşmeye uymayarak kendisine iade etmesi gereken kısmı iadeye yanaşmadığını, icra tehdidi altında ve sıkıntılı olmasından yararlanarak davalının taşınmazın tamamına sahip çıkmak istediğini ileri sürerek davalının fazladan devraldığı arsa ve ev için şimdilik 50.000,00 YTL’nin faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taraflar arasında taşınmazın devri hususunda
harici bir sözleşme düzenlenerek imzalanmış ise de sonradan tarafların bu sözleşme üzerinde anlaşamaması nedeniyle dava konusu 1056 parsel nolu taşınmazdaki davacı hissesinin tamamını, tapuda 34.000,00 YTL ödeyerek satın aldıklarını, satış bedelinin ödendiğinin resmi senette yazılı olduğunu, tapulu taşınmazın satışına dair harici sözleşmenin geçersiz olduğunu, davacının bu sözleşmeye dayanarak açtığı tapu iptal ve tescil davasının da sözleşmenin geçersiz olması nedeniyle reddedilerek kesinleştiğini, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen harici sözleşmenin geçersiz bulunduğu, tarafların bu sözleşme üzerinde anlaşamayınca sözleşmeden vazgeçip tapuda bedeli ödenmek suretiyle taşınmazın davalıya satıldığı, davalının sebepsiz zenginleşmesinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının 1.12.1998 vadeli ve 10.500.000.000 TL bedelli bono sebebiyle davalıya borçlu bulunduğu, senedin tahsili için icra takibi başlatıldığı, bu sırada tarafların gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi başlıklı harici bir sözleşme düzenleyerek, davacının icra dosyasına konu 1.12.1998 vadeli 10.500.000.000 TL bedelli senetten doğan borcuna karşılık, davacı adına tapuda kayıtlı bulunan 1056 parsel sayılı taşınmazın 1902/2400 hissesinden 12.000 m2 lik kısmının davalı şirkete verileceğinin, ancak taşınmazın tamamı müstakil tapuya çevrilmediğinden (parselasyon yapılmadığından) davacı … adına kayıtlı 1902/2400 hissenin tamamının … A.Ş. ye satışının yapıldığının, 1.12.2001 tarihinde davalı adına kayıtlı 1902/2400 hisse müstakil tapuya çevrildiğinde kendi uhdesinde 12.000 m2 yer bıraktıktan sonra kalan kısım içinde … katlı kargir ev de dahil olmak kaydıyla parselasyonu yapılmış müstakil tapulu olarak … ’ya bedelsiz olarak devredileceğinin kararlaştırıldığı, görülmektedir. Dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olan 1902/2400 hissesinin 29.8.2001 tarihinde tapuda davalı adına satışının yapıldığı da dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmaktadır. Davacının dayandığı harici sözleşme tapulu taşınmazın devrine dair olduğundan geçersiz bulunmakla davacı bu sözleşmeye dayanarak tapunun iptal edilerek kendi adına tescilini isteyemez ise de sözleşmeden, davacının davalıya olan borcu karşılığında 12.000 m2lik kısmının devredilmesinin amaçlandığı ve düzenlenen bu harici sözleşmenin ifası amacıyla tapuda devir işleminin yapıldığının açıkça anlaşılmasına ve davalı düzenlenen bu sözleşmeden vazgeçildiğini ispatlayamadığına göre, 12.000 m2 dışındaki kısmın davalı adına tapuda kayıtlı kalması nedeniyle davalının sebepsiz zenginleştiğinin kabulü
gerekir. Mahkemece, davacının açtığı tapu iptal ve tescil davasına ait kararın kesinleştiği tarih itibariyle sözleşmede davacıya iade edileceği kararlaştırılan 13.676 m2 lik kısmının üzerinde bulunan … katlı kargir ev de dahil olmak kaydıyla rayiç değerinin bilirkişi marifetiyle tespit edilerek bulunan değer üzerinden talep miktarı da dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken delillerin yanlış değerlendirilmesi suretiyle yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 500 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 12.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.