Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4008 E. 2007/8185 K. 07.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4008
KARAR NO : 2007/8185
KARAR TARİHİ : 07.06.2007

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki hakem kararının tasdiki davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı davalı … Turizm Seyahat Acentasının yetkili satış bayisi olan diğer davalıdan Fethiyede’ki bir otel için iki kişilik rezervasyon yaptırarak bedelini ödeyip sözleşme imzaladığını ancak vaad edilen koşulların bulunmaması ve kötü muamele nedeniyle tatil yapamadıklarından ödenen bedelin tahsili için sözleşmedeki Tursab Tahkim Kurulunun ihtilaflarda yetkili olduğuna ilişkin tahkim şartı uyarınca başvurusu üzerine tahkim kurulunun 3.1.2006 tarihli kararı ile davanın reddine karar verildiğini,bu kararın HMUK 532.madde ve devamı uyarınca tebliği ve tasdiki için Kadıköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesine 29.12.2006 tarihli başvurusu üzerine ,tahkim kurulu kararı taraflara tebliğe çıkarılması üzerine davacı tarafından esası yönünden temyiz edilmiştir.
Tursab Tahkim Kurulunun 3.1.2006 tarihli kararının incelenmesinde,davacının Fethiye ‘deki bir otelde 10.7.2005-31.7.2005 tarihleri arasında eşi ile birlikte tatil yapmak için rezervasyon yaptırarak bedelini ödediği,ancak tesisin istenen koşullara sahip olmaması ve şikayetinin giderilmediği gibi kötü muamele görmeleri nedeniyle tesisten tatil yapmadan ayrılmak zorunda kaldıkları için,başvurularına rağmen iade edilmeyen 1.343,10 YTL alacağının tahsili için Tursab Tahkim Kuruluna başvurduğu,davalıların talebin reddini talep ettikleri,rezervasyona ilişkin belgede davacının çift kişilik yatak talebinin açıkça belirtilmemesi nedeniyle otelde tahsis edilen odada tek kişilik iki yatak bulunması nedeniyle otelden ayrılmasından dolayı ödenen bedelin iadesi talebinin reddine karar verildiği hususları ihtilafsızdır.
2007/4008-8185
İhtilafın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki ilişkini hukuki durumunun belirlenmesi ve 4077 sayılı kanunu kapsamındaki ihtilafların tahkime tabi olup olmadığının belirlenmesi gerekir.
Tahkime ait hükümler HUMK 516-536. maddelerinde düzenlemiş olup, taraflar arasında doğan ve adli yargının görevli olduğu her çeşit uyuşmazlıkların çözülmesinde genel kural olarak, mahkemeler görevlidir.
Ancak bir hak üzerinde ihtilafa düşen tarafların kamu düzenine ilişkin olmayan konularda anlaşarak bu uyuşmazlığın giderilmesini mahkemeler yerine, özel kişilere bırakmaları mümkündür. Usul hukumuzda bir davanın hakemler marifetiyle bakılıp sonuçlandırılması özel bir yargı yoludur. Kanunların açıkça veya zımni olarak cevaz verdiği hallerde tahkim yolu açıktır. Taraflar aralarındaki uyuşmazlığın hakem yolu ile çözülmesi hususunda irade serbestisine sahiptirler. Davacı ile davalı Mel-Tur arasında düzenlenen 18.6.2005 tarihli sözleşmenin 18.maddesindeki tahkim şartına dayanarak, dava hakem heyetinde açılmış ve hakem heyetince görülerek sonuçlandırılmıştır.
4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 1.maddesi ile amacının “Bu kanunun amacı, kamu yararına uygun olarak tüketicinin sağlık ve güvenliği ile ekonomik çıkarlarını koruyucu, aydınlatıcı, eğitici, zararlarının tazmin edici, çevresel tehlikelerden korunmasını sağlayıcı önlemleri almak ve tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konudaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlemeleri teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.” olduğu, 2.maddesi ile kapsamının “Bu Kanunun, 1inci maddde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” olduğu, 3.maddesi ile de kanunun uygulaması ile ilgili tarifler yapılmış, 22.maddesi ile Tüketici Sorunları Hakem Heyeti oluşturulup, bu hakem heyetine hangi hallerde mecburi olarak, hangi hallerde ihtiyari olarak başvurulabileceği belirtildikten sonra, 23.maddesi ile bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılacağı belirtilmiştir.
4077 saylılı kanunun amacını belirleyen 1.maddesini açık hükmü ile yasanın bütününden, anayasanın 172.maddesinde yer alan “Devlet, tüketicileri koruyucu ve aydınlatıcı tedbirleri alır, tüketicilerin kendilerini koruyucu girişimlerini teşvik eder.” hükmü doğrultusunda, birey olarak daha zayıf ve korunmaya muhtaç durumda olan tüketicilerin, satıcı, sağlayıcı vs. karşısında daha etkin bir şekilde korunmasını sağlamak, sosyal ve iktisadi hayattaki gelişmeler karşısında, çağdaş kukuka uygun olarak bu yasanın hazırlanıp çıkarıldığı 2007/4008-8185
anlaşılmaktadır. Tüketicinin sağlığını, güvenliğini, ekonomik çıkarlarını korumak, aydınlatmak herşeyden önce devletin anayasa ile üstlendiği görevleridir. Bu yasa ile kamunun yararının korunması, sosyal düzen ve adaletin, tüketiciler ile satıcılar-sağlayacılar vs. arasında kapsamlı bir ahengin sağlanması amaçlanmıştır. Bu kanun ile tüketici korunurken aynı zamanda kamu düzeninin sağlanması amaçlanmış, olduğundan, kanunun doğrudan kamu düzeni ile ilgili olduğunda hiç tereddüt edilmemelidir.
Tüketicinin korunmasını amaçlayan 4077 sayılı kanunun kamu düzeni ile ilgili özel bir kanun olması, bu yasanın 22. maddesi ile tüketici sorunları hakem heyeti olarak bir hakem heyeti oluşturulmasından, yasa koyucunun böylece zimnen özel tahkim yolunu kapadığı, 23.maddesindeki bu kanunun uygulaması ile ilgili her türlü ihtilafların tüketici mahkemelerinde görüleceği şeklindeki hükmünden, görevli mahkemenin yasa ile açıkça belirlendiği ve bu kanunun uygulanmasından çıkan ihtilafların mutlaka tüketici mahkemelerinde veya miktara göre tüketici hakem heyetlerinde bakılması gerektiği, tahkim yolu ile özel hakemler önünde görülemiyeceğinin kabulü gerekir.
Somut olayda, taraflar arasındaki paket tur tatil sözleşmeden doğan ihtilaf, 4077 sayılı kanunun 1,2,3/c-f ve 23.maddeleri nazara alındığına bu yasa kapsamında kalmakta ve ihtilafı çözmede tüketici mahkemeleri görevli olduğundan, sözleşmedeki tahkim şartı geçersizdir. Uyuşmazlığın hakemler vasıtası ile çözümlenme olanağı yoktur. Öyle olunca hakem kurulunca açıklanan bu hususlar gözardı edilerek, görevleri kapsamında olmayan dava hakkında verdikleri, usul ve yasaya aykırı karar HUMK 533/3 maddesi hükmü gereği bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 7.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.