Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4020 E. 2007/8188 K. 07.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4020
KARAR NO : 2007/8188
KARAR TARİHİ : 07.06.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı ,davalının 9.6.1995 tarihli ihale ile dava konusu kum ocağının işletilmesini 3 yıl süre ile aldığını,bilahare 5.3.1996 tarihinde işletme hakkının ihale edileceği bildirilmesi üzerine 18.3.1996 tarihinde 3 yıl süre ile işletme hakkını aldığını,yine aynı yerin tekrar ihaleye çıkarılması üzerine bu kez 8.7.1998 tarihinde 3 yıl süre ile işletme hakkını aldığını,işletme süresi için yıllara göre işletme kirasının belirlendiğini,buna göre edimini yerine getirirken 8.7.2000 tarihli yazı ile işletme hakkının mal müdürlüğünce 14.5.1997 tarihli yazı ile 5 yıllığına Karayolları Genel Müdürlüğüne bırakıldığının bildirildiği bilahare jandarmanın müdahalesi ile faaliyetini 18.5.2000 tarihi itibarıyla durdurduğunu bildirerek,işletemediği döneme isabet eden kira bedelinin,mal müdürlüğünün haksız işletme bedeli olarak ocaktan elde edilen karın tahsili için dava neticesi 1.180 YTL,hazineye haksız kullanma bedelinin tahsili için dava neticesi 1.965 YTL yi faizleri ile birlikte ödemesi nedeniyle bu miktarın ve işletemediği dönem için hesaplanacak mahrum kaldığı gelirin fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı kira beldi değil rüsum bedeli aldıklarını,başkaca bir sorumlulukları olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının işletemediği döneme isabet eden rüsum bedeli olarak 798,65 YTL nin 29.8.2005 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline ,sair taleplerinin reddine karar verilmiş,hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2007/4020-8188
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalının yaptığı ihale sonucu 8.7.1998 tarihli sözleşme ile dava konusu kum ocağının 3 yıl süre ile işletme hakkını aldığı ve Zile Mal Müdürlüğünün bu yerin işletme hakkının kendilerinde olup Karayolları Genel Müdürlüğüne 17.5.1997 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile kullanma hakkının verilmiş olması nedeniyle ,jandarma tarafından faaliyetinin durdurulduğu 18.5.2000 tarihine kadar işlettiği, 3 yıllık dönem için bedel ödediği hususları taraflar arasında ihtilafsızdır.Mahkemece dava konusu kum ocağının devletin hüküm ve tasarrufunda olan yerlerden olması nedeniyle işletme hakkının Milli Emlak Genel Müdürlüğünde olduğu,davalının kiralama yetkisi bulunmadığından,sözleşmeye ve kiralama iddiasına dayanarak ödenen kira ve rüsum bedeli dışında bir şey isteyemeyeceği gerekçesi ile kira ve rüsum bedeli dışındaki taleplerinin reddine karar verilmiş ise de davalı pazarlık usulü yaptığı ihaleler ve neticesinde yaptığı sözleşmeler ile kum ocağının işletme hakkını,rüsum bedeli adı altında yıllara göre muhammen bedel belirleyerek davacıdan tahsil ettiği,bilahare işletme hakkının hazineye ait olması ve 516 sayılı KHK ‘ ye göre 16.9.1993 tarihinden itibaren Milli Emlak Müdürlüğünce dava konusu ihale döneminide kapsar şekilde dava dışı Karayolları Genel Müdürlüğüne tahsis edildiğinden taşınmazdan çıkartıldığı gibi işlettiği dönem karı olarak 1.180 YTL’yi faizi ile birlikte Mal Müdürlüne,haksız kullanma bedeli olarak 1.965 YTL’yi faizi ile birlikte hazineye açılan dava sonucu verilen kararlar gereği ödemekle yükümlü tutulduğu ve taksitler halinde ödemelerinin devam ettiği anlaşılmakla davacı,davalının işletme ve ihaleye çıkarma yetkisi olmadığı halde davacıya işletme hakkını ihale edip sözleşme yaptıktan sonra hak sahiplerince taşınmazdan çıkarılarak,az yukarıda izah edilen haksız kullanma bedellerinin kesinleşen mahkeme kararı sonucu kısmen ödediği bedeli davalıdan isteyebilir.Zira taraflar arasındaki ilişki ,kendisine terkedilmiş bir yerin kiralanması şeklinde idari bir tasarruf değil,özel hukuk hükümlerine tabi olan sözleşme nedeniyle kiralananı kira müddeti içinde kullanmaya elverişli halde her türlü hukuki ve fiili ayıptan uzak şekilde davacının kullanımına hazır tutmaması ve idari yapısı gereği mevzuata vakıf olması nedeniyle tasarruf hakkı olmayan yeri ihale ve sözleşme ile davacıya kiralaması nedeniyle işlettiği dönem için ödemek zorunda kaldığı tazminatları,davalıdan isteyebilir.Buna göre davacının kesinleşen mahkeme kararları uyarınca ödediği
2007/4020-8188
tazminat miktarları belirlenerek bu kısım için davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının tüm,davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde taraflara iadesine, 7.6.2007 günü oybirliği ile karar verildi.