YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4079
KARAR NO : 2007/8000
KARAR TARİHİ : 06.06.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 15.10.2001 tarihli vekaletname ile vekil tayin ettiği davalının, adına kayıtlı taşınmazların kamulaştırılması nedeniyle, belediyece ödenen kamulaştırma bedellerinin tamamını tahsil ettiğini ancak kendisine eksik ödeme yaptığını ileri sürerek, 17.052.180.000 TL.nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 20.5.2002 tarihi itibariyle davacıya ödeme yaptığını, yasada öngörülen zaman aşımı süresinin fazlasıyla geçtiğini, savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalının, davacının vekili olduğu ve davacı adına belediye tarafından verilen 43.849.890.000 Tl. ödeme çekinin 21.5.2002 tarihinde davalı tarafından alındığı tarafların kabulündedir. Davalının zaman aşımı itirazı, mahkemece davalının davacıya tahsil etti paradan ödeme yaptığı 20.5.2002 tarihinde davacının tahsilatı öğrendi ve 1136 sayılı Avukatlık Kanununun 40. maddesi gereğince 1 yıllık zaman aşımının süresi geçtikten sonra dava açıldığından, bilirkişi raporu da esas alınarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Avukatlık kanunu40. maddesi “iş sahibi tarafından sözleşmeye dayanılarak avukata karşı ileri sürülen tazminat istekleri bu hakkın doğumunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde zararı doğuran olaydan itibaren 5 yıl geçmekle düşer “ hükmünü getirmiştir. Bu yasal düzenleme doğrultusunda 1 yıllık zamanaşımının başlaması için hakkın
2007/4079-8000
doğumunun öğrenilmesi gerekir. Somut olayda davacı 20.5.2002 tarihli ibraname ile davalıyı ibra etmiş ve mahkemece bu tarih zamanaşımının başlangıcı alınmıştır. Ne varki ibranamenin verildiği tarihte henüz davalı tarafça karşı taraftan tahsilatı yapılmadığı bu nedenle davacıya fiili ödemenin yapılmadığı tahsilatın 21.5.2002 tarihinde yapıldığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Bu nedenle ibranamenin gerçek iradeyi göstermediği anlaşıldığı gibi ibranamede davacıya 40.100 YTL. ödendiği belirtilmekte olup davalı ise savunmalarında belediyeden tahsil edilen miktarın 40.200 YTl. olduğunu bunun içinde vekalet ücreti masraf vs. kesintileri yaptığını, diğer bir deyişle davacıya 40.200 YTl. ödeme yapmadığını kabul etmektedir.
Bu durumdan, ibranamenin düzenlendiği tarih itibariyle davacıya her hangi bir ödeme yapılmadığına göre zamanaşımı başlangıcı ibraname tarihi olarak kabulü doğru olmadığı gibi, davacı tarafın davalının yaptığı tahsilatın miktarının ve davacıya ödenmesi gereken miktarın ne olduğunu zararının bu tarihte öğrendiğini göstermez. Mahkemece, davalının zaman aşımı def’ininin reddi ile işin esası incelenip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2.bentte yazılı nedenlerle davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 6.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.