Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4309 E. 2007/9209 K. 27.06.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4309
KARAR NO : 2007/9209
KARAR TARİHİ : 27.06.2007

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının İsviçrede çalıştığı sırada davacı Banka ile birleşen … Bank’dan 26.8.2007 Tarihinde 40.000 İsviçre frangı tüketici kredisi kullandığını, toplam borcunun 48 ayda ve aylık 1.073,10 İsviçre frangı taksitler halinde ödeneceğinin kararlaştırıldığını, borcun bir kısmının ödenmesine karşın büyük bir bölümünün ödenmediğini, borçlu aleyhine İsviçre’de Unterkulm İcra Müdürlüğüne müracaat ederek takibe geçildiğini ve 22.9.1999 tarihinde aciz vesikası alındığını, toplam borcun 31.377,05 frank olduğunu, borçlu aleyhine Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/19 E. 2004/95 K. sayılı dosyasıyla ihtiyati haciz isteminin kabul edilmesine ve esas takibe geçilmesi nedeniyle ve yetkiye yönelik itiraz üzerine bu kez … 2.İcra Müdürlüğünün 2004/5972 sayılı esasla takip yapıldığını, ancak bu takibe de itiraz edildiğini de belirterek itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı, davaya konu sözleşmenin bir tüketici kredisi sözleşmesi olduğunu, Tüketici Mahkemelerinde görülmesi gerektiğini, davacı Bankaya Muaccel hale gelmiş bir borcunun bulunmadığını, kredi borcunun muaccel hale gelebilmesi için hesabın kat edilmesi ve durumun kredi borçlusuna ihbar edilmesi gerektiğini, gerek takip gerekse dava dosyasında aksini kanıtlayan bir belge bulunmadığını, davacının müflis olup icra takibi yapılamayacağını, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 32.950.000.000 TL ve yönelik itirazın iptali ile takibin devamına ve %40 icra inkar tazmınatının davalıdan tahsiline, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı banka ile birleşen… Bankası A.Ş. ile
2007/4309-9209
davalı arasında 26.8.2007 tarihli tüketici kredisi sözleşmesi düzenlendiği, sözleşmeye istinaden davalının ödenemeyen bakiye alacak için İsviçre’de takibe geçildiği ve aciz vesikası düzenlendiği, Kaynarca Asliye Hukuk Mahkemesinden davalı aleyhine ihtiyati haciz kararı alınarak esas takibe geçildiği ve icra Müdürlüğünün yetkisine vaki itiraz üzerine … 2.İcra Müdürlüğünün 2004/5972 sayılı dosyasıyla 49 örnek ödeme emri gönderildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği Mahkemenin kabulünde olduğu gibi taraflar arasında da uyuşmazlık konusu değildir.
Uyuşmazlık sözleşmenin 12.maddesi uyarınca İsviçre Hukukunun uygulanması gerekip, gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Davacının yabancı olması nedeniyle uyuşmazlık yabancılık unsuru taşımaktadır. Bu tür yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklarda 2675. sayılı Milletlerarası … Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki yasa hükümleri dikkate alınmalıdır. Anılan yasanın 1.maddesi bu kanunun kapsamını belirtmiş, 2.Maddesi ise; “Hakim, Türk kanunlar ihtilaf kurallarına ve bu kurallara göre yetkili olan yabancı hukuki resen uygular. Hakim, yetkili yabancı hukuk muhtevasının tespitinde tarafların yardımını isteyebilir. Hükmü getirilmiş, 24/1.maddesinde ise; “sözleşmeden doğan borç ilişkileri tarafların açık olarak seçtikleri kanuna tabidir” denilmiştir.
Somut olayda da; sözleşmenin 12.maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlıkta İsviçre Hukukunun uygulanacağı kararlaştırılmış olmakla, 2675 sayılı yasanın anılan hükümleri gözetilerek, İsviçre Hukuku uygulanıp uygulanmayacağı da nazara alınarak, yabancı hukukun olaya ilişkin hükümleri varsa tespit edilmeli, gerekirse tarafların yardımı da istenerek tespit edilen düzenlemelerde Türk kamu düzenine aykırılığın varlığının tespiti halinde 2675 sayılı yasanın 5.maddesindeki düzenlemenin dikkate alınması, ve sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasay aykırı olup bozmayı geriktirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine, şimdilik gerekgörülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bentde açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentde açıklanan nedenle davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 27.6.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.