Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/4601 E. 2007/9325 K. 02.07.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/4601
KARAR NO : 2007/9325
KARAR TARİHİ : 02.07.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı şirket hiç peşinatsız, ileride ödenmek üzere davalıya bir adet otomobil satıp davalıdan dava dışı … isimli şahsa ait çek aldıklarını henüz çek bedeli ödenmeden davalı adına açık fatura düzenlediklerini, davalının kendisine verilen fatura nüshasını kullanarak aracı adına tescil ettirdiğini, akabinde davalının verdiği … isimli şahsa ait çekin karşılıksız çıktığını ve … hakkında icra takibi yaptıklarını, davalı aleyhinede icra takibi yapıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, davacı şirkete bedelini peşin ödemek suretiyle satın aldığı aracı adına tescil ettirdiğini, vadeli satış yapıldığına dair delil sunulamadığını, çek vermediğini, kaldıki çekte cironunda bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının ticari kayıtlarında davalının araç bedelini dava dışı şahsa ait çek ile ödediğine dair kayıt bulunmadığı kaldıki araç satışı sırasında üçüncü kişiye ait çeki kabul eden davacının çek bedelini o şahıstan tahsil yerine asıl ilişkiye dayanarak davalıdan talepte bulunulmayacağı, … hakkındaki icra takibinin 2007/4601-9325
halen devam ettiği aracın davalı adına tescil edilmesinin bedelin ödendiğini gösterdiği kabul edilerek davanın reddine, %40 oranında icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K’nun 67/2 maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkündür. Bir başka deyişle alacaklının icra takibi yapmakta haksız bulunmasının yanında kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde tazminata hükmedilebilir. Bu itibarla kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda, davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilememiştir. Mahkemece davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat ve iddia edilmediği gözardı edilerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usül ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının karar bölümünün ikinci fıkrasının bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (yasal koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine) sözlerinin yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 2.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.