Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/5814 E. 2007/6636 K. 11.05.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5814
KARAR NO : 2007/6636
KARAR TARİHİ : 11.05.2007

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı S.S. … Pancar … Koop. avukatı tarafından duruşmalı olarak ihbar olunan S.S. … Pancar Koop. tarafından duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat … ‘ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının 16.3.2001 tarihli vekaletname ile kendisini vekil atadığını, davalı kooperatif üyeleri ile dava dışı … Şeker Fabrikası arasında 2001 yılı için şekerpancarı üretim sözleşmesi imzalandığını, sözleşme ile … Şeker Fabrikasının polar farkı ödemesinin kararlaştırıldığını, ancak polar farkını … Şeker Fabrikasının ödememesi üzerine, davalının talimatı ile önce … 7. Asliye Hukuk Mahkemesine başvurup 2002/86 D…. sayılı dosyası ile fiyat farkının ödenmesini teminen ihtiyati tedbir kararı aldığını, akabinde … 30. Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açtığını, mahkemece davanın reddedildiğini, Yargıtay 4.Hukuk Dairesince kararın bozulduğunu, bu safhada davalı tarafından azil edildiğini, sağladığı ihtiyati tedbir ve açtığı dava sonucu davalının polar farkını ödemeyi kabul ettiğini, davalı kooperatif üyelerine toplam 5.072.382.708.106 Lira ödeme yapılmasını sağladığını, kendisine hiç bir ücret ödenmediğini bildirip fazlası saklı, 1.000.000.000 Lira vekalet ücretinin tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıya böyle bir dava açması talimatı vermediğini, davanın tespit davası olduğunu ve maktu ücret istenebileceğini kendisinden başka davacılarda olup onların ücreti ödeme ihtimali olduğunu savunup, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, son bilirkişi raporu benimsenerek azlin haksız olduğu taraflar arasında ücret sözleşmesi olmadığından davacının kooperatif üyelerine yapılmasını sağladığı ödeme miktarı üzerinden Avukatlık Kanununun 164/4 maddesine göre %15 oranında ücret isteyebileceği gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı ve ihbar olunan S.S … Kooperatifi tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının, S.S. …, Ilgın, … Pancar … Kooperatifleri ve Pankobirlik vekili olarak, …, Amasya, … Şeker Fabrikası A.Ş ile Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş aleyhine, müvekkili pancar Kooperatiflerinin üyeleri ile davalılar arasında 2001 yılı pancar ekimi için düzenlenen sözleşmeye göre, %16 polar şeker varlığının üstünde oluşacak her bir polarizasyon derecesi fazlalığında 3.125 Lira fiyat farkı ödenmesinin sağlanmasını temin için … 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/86- 16 D…. sayılı 26.2.2002 tarihi kararı ile ihtiyati tedbir kararı aldığı ve 30. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2002/187 Esas sayılı davayı açtığı, mahkemece davanın idari yargıda açılması gerektiği gerekçesi ile görev yönünden davanın 11.6.2002 tarihinde reddine karar verildiği, davacı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2002/10256 esas 2002/11148 karar sayılı 10.10.2002 tarihli ilamı ile, davaya bakmaya idari yargının değil adli yargının görevli olduğu gerekçesi ile kararın bozulduğu, bu bozmadan sonrada yapılan yargılama sırasında, S.S. … ve … Pancar … Kooperatiflerinin davalarının HUMK 409/1 maddesi gereği 25.6.2003 tarihinde işlemden kaldırılmasına karar verildiği, diğer davacılar S.S. … Pancar … Kooperatifi ile Pankobirliğin davasının ise 2003/272 esas, 2002/723 karar sayılı ve 17.7.2003 tarihli karar ile mahkemece kabul edildiği, davalılar temyizi üzerine Yüksek 4. Hukuk Dairesinin 2004/5543 esas 2004/8145 karar sayılı 22.6.2004 tarihli ilamı ile ve özetle ” Dava tespit davası olup, eda davasının öncüsü olduğu, davacı kooperatifin bu davayı (Üyeleri adına açmakta) hukuki yararı bulunduğu kabul edilebilirse de, … alacaklı olan pancar üreticilerinin ayrı ayrı eda davası açmaları gerekirken, onların lehine olmak üzere davacıların tespit istemelerinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Dava red edilmelidir.” gerekçesi ile mahkeme kararının bozulduğu mahalli mahkemece Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin bozma ilamına uyularak davanın 2005/169 esas 2005/278 karar sayılı ve 23.6.2005 tarihli kararı ile reddine karar verildiği, kararın davacı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince 24.10.2005 tarihinde onanarak kesinleştiği, bu arada davalıların davacıyı 11.10.2002 tarihinde hiç bir sebep bildirmeden azil ettiği, davalıların 25.6.2002 tarihinde işlemden kaldırılan davalarının yenilenmediği ve öylece kaldığı, tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gibi taraflar arasında da çekişmesizdir.
Davacı, açtığı davayı sonuçlandırmasına imkan verilmeden haksız olarak azil edildiğini, açtığı ve sonuçlandırılmasına imkan verilmeyen davanın müddeabihinin 5.072.382.708.106 Lira olup, bunun üzerinden kendisine Avukatlık Kanununa göre ücreti vekalet ödenmesi gerektiği iddiası ile bu davayı açmıştır. Taraflar arasında bir ücret sözleşmesi bulunduğu davacı tarafından iddia ve ispat edilmemiştir. Öyle olunca öncelikle itilafın çözümü için davalı tarafça azlin haksız olduğu da iddia edilmediğinden, davacının davalı adına açtığı davanın mahiyetinin ve müddeakibinin belirlenmesi gerekir. … 30(sonradan 18) Asliye Hukuk Mahkemesinin dava dosyasındaki dava dilekçesinden, davanın tespit davası olduğu, kiloğram başına belli bir polar fiyat farkı ödenmesi gerektiğinin belirlenmesi istendiği, davanın maktu harç ödenerek açılıp sonuçlandığı dava dilekçesindende davanın müddeabihi hakkında başkaca bir açıklama bulunmadığı anlaşılmaktadır. Nitekim mahalli mahkemenin davanın kabulüne dair kararını bozan Yüksek 4. Hukuk Dairesi de davanın tespit davası olduğunu 2005/169 esas 2005/278 karar sayılı 23.6.2005 tarihli bozma ilamında da açıkca belirlemiştir. O nedenle davacının davalı adına açtığı dava alacak davası değil bir tespit davasıdır.
Taraflar arasında ücret konusunda bir sözleşme olduğu iddia edilmediğine göre, davacı haksız azil halinde Avukatlık Kanununun 164. maddesinin 4. fıkrasının son fıkrası hükmünce gereği, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ihtiyati tedbir dosyası ve tespit davası için maktu vekalet ücreti isteyebilir. Mahkemece açıklanan hususlar gözardı edilerek yanlış değerlendirmeye dayanan yetersiz bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Birinci bent gereği davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereği kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, 500.00 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden taraflara iadesine, 11.5.2007 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

MUHALEFET ŞERHİ

Davacı, davalının 16.3.2001 tarihli vekaletname ile kendisini vekil atadığını, davalı kooperatif ile dava dışı … Şeker Fabrikası arasında ve kooperatif ortaklarının fabrikaya teslim ettiği şeker pancarı bedeline ilişkin yapılan eksik ödeme nedeniyle çıkan uyuşmazlıkla ilgili önce ihtiyati tedbir kararı verilmesini sağladığını, sonra da dava açtığını, dava dışı Şeker Fabrikasının uyuşmazlık konusu ödemeyi yapması üzerine kendisinin vekillikten azledildiğini ve avukatlık ücretinin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Her ne kadar taraflar arasında yazılı bir sözleşme yok ise de, davalı kooperatifin verdiği 16.3.2001 tarihli vekaletnameye istinaden davacının, … 7.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/86-16 D…. sayılı dosyasından ihtiyatı tebdir talebinde bulunduğu, talebinin aynen kabul edilerek mahkemece; “%16 polar şeker varlığının üstünde olaşacak her bir polarizasyon derecesi fazlalığında önceki yıllarda olduğu gibi 3.125 TL fiyat farkı ödenmesi hususunda ihtiyati tedbir vaz’ına” karar verildiği ve müteakibende, … 30.Asliye Hukuk Mahkemesinde yasal süresinde esas hakkında dava açtığı, yargılama sırasında dava dışı Şeker Fabrikasınca polar farkı olarak 5.072.382.708.106 lira ödenmesi üzerine davalı kooperatif yönünden davanın atiye terk edildiği ve hiç bir gerekçe gösterilmeden devacının 11.10.2002 tarihinde azil edildiği anlaşılmaktadır. Davacının haksız azil edildiği Dairenin … çoğunluğu tarafından da kabul edilmiş ise de, davacının açtığı davanın eda değil tespit davası olduğu, bir ücret sözleşmesi de olmadığına göre maktu olarak avukatlık ücreti isteyebileceği soncuna varılarak yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Hemen belirtmek gerekir ki, herkes haklarını kullanırken MK. 2.maddesinde ifadesini bulan dürüstlük ve iyiniyet kurallarına uygun davranmak zorundadır. Hakkın kötüye kullanılması durumunda hukuken himaye edilmemelidir. Davalı kooperatif ortağı olan şeker pancarı üreticilerine, teslim ettikleri şeker pancarı fiyatının eksik ödenmesi üzerine davacıya hukuki yollara başvurması için vekaletname verildiği açıktır. Davacı önce, davalı ile birlikte dört ayrı kooperatif vekili olarak yine dava dışı Şeker Fabrikası ile birlikte dört ayrı Şeker Fabrikasına karşı husumet yönelterek tedbir talebinde bulunmuş ve dava açmıştır. Esasen davacılar ve davalılar arasında mecburi dava arkadışlığı yoktur. Davacı vekil olarak açıtığı davada, her bir polar farkı için 3.125 TL ödenmesini istemiş ve dava dışı … Şeker Fabrikaları A.Ş. de bu davayı alacak olarak kabul edip talebe uygun olarak ödemede bulunmuştur. Akabinde amaca ulaşıldığı için … Şeker Fabrikası yönünden dava takipsiz bırakılmış ve davacı azil edilmiştir. Husumet yönetilen hasım dahi davacının talebini eda istemi olarak kabul edip ödeme yapmıştır. Davacının verdiği hukuki yardım ve açılan dava sonucu alacağın tamamı tahsil edildikten sonra davacının sebep göstermeden azil edilmesi davacıya ücret ödememeye yönelik kötüniyetli bir davranıştır. Davacının davalıya sağladığı menfaat açık seçik ortadadır. Taraflar arasında uyrıca üçret sösleşmesi bulunmadığına göre davacıya Avukatlık Yasasının 164.maddesindeki ilkelere uygun ücret belirlenmesin de bir isabetsizlik yoktur. Davalı kooperatif ile dava dışı Şeker Fabrikaları A.Ş. arasındaki dava bağımsız ve neticesi alınmış bir davadır. Bir an için irtabat olduğu düşünülse bile, davacıya davayı takip imkanı verilmeden ve davacının açtığı davayı nasıl yönlendirileceği bilinmeden başkalarınca yürütülen ve tarafları farklı olan davanın sonucundan sorumlu tutulması düşünülemez. Davacının haksız olarak azil edildiği kabul edildiğine göre Avukatlık Kanununun 164/4 maddesine uygun davacı alacağını tespit ve hüküm altına … yerel mahkeme kararının onanması gerekirken bozulması usul ve yasaya aykırı düşünüldüğünden … çoğunluğun kararına katılmıyorum.