YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/5950
KARAR NO : 2007/11220
KARAR TARİHİ : 01.10.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, dava dışı … A.Ş.ile imzalamış oldukları sözleşmeye istinaden, … Köyü Klassis … tesislerinin işletilmesini üstlendiklerini, davalının tesise ait 806 no’lu apart suitin kullanma hakkı sahibi olduğunu, “Apart Suitlerin Kullanım Esasları ve Şartları” na ilişkin sözleşme gereğince davacının hissesine düşen ve ödemesi gereken elektrik, su, merkezi ısıtma, jenaratör gibi harcamalardan kaynaklanan giderleri 31.8.2001 tarihinden itibaren ödemediğini ileri sürerek, tesisin 2001 ve 2002 yılı kullanım giderlerinden kaynaklanan toplam 1.820.279.856 TL alacağın faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan … veya
2007/5950-11220el kişileri kapsar. Tüketici ise “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan … yada tüzel kişiyi ifade eder.” şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilebilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gereklidir. Somut uyuşmazlıkta davacının, dava dışı … A.Ş.’den temliken işletilmesini üstlendiği, davalının da “Apart Suitlerin Kullanım Esasları ve Şartları” sözleşmesi gereğince 806 no’lu apart suitin kullanım hakkı sahibi olduğu tesisin giderlerinden kaynaklanan bedellerin ödetilmesi talep edilmiş olup, taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya da Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak da söz konusu olmaz. O halde mahkemece …’da ayrıca Tüketici Mahkemesi bulunduğuna göre dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1. bentde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün bozulmasına, 2. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 1.10.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.