YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/712
KARAR NO : 2007/6405
KARAR TARİHİ : 08.05.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı … ile avukat … gelmiş, davalı tarafından gelen olmamış duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılar murisine ait tapulu taşınmazı 1.8.1990 tarihli harici satım sözleşmesiyle satın aldığını, davalılar murisinin satışla birlikte, taşınmaz üzerinde inşaat ve diğer işlemleri yapabilmesi için kendisine vekaletname de verdiğini, satın almadan itibaren taşınmazın tüm vergilerini kendisi ödediyse de muris … Akkaya’nın 1.8.2002 tarihinde ölümüyle söz konusu vekaletnamenin hükümsüz kaldığını, … mirasçılarının, taşınmazın tapu devrini kendisine yapmaya yanaşmadıklarını bildirerek, taşınmazın dava tarihi itibariyle değeri olan 30.000 YTL ‘nın davalılardan tahsilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, zamanaşımı sebebiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalılar murisine ait 3364 ada ve 6 parsel sayılı söz konusu taşınmazın 1.8.1990 tarihinde haricen düzenlenmiş sözleşme ile davacıya satıldığı, aynı tarihte, bu taşınmaz üzerinde inşaat yapmak dahil her türlü tasarrufta bulunmak üzere davacıya noterce düzenlenmiş vekaletname de verildiği hususları taraflar arasında çekişmesizdir. Davacı 28.11.2005 havale tarihli layıhasıyla taşınmaza satın alma tarihinden beri zilyet olduğunu bildirmiş, davalılar tarafından bu beyana karşı konulmamıştır. Öyle olunca, haricen düzenlenmiş satış sözleşmesi, vekaletname ve tüm dosya içeriği dikkate alındığında davacının dava konusu taşınmaza zilyet bulunduğunun kabulü gerekir. Davacı, taşınmaza fiilen zilyet bulunduğuna göre dayandığı harici satım sözleşmesi zamanaşımına uğramamıştır. Zamanaşımı ancak zilyetliğin son bulduğu tarihte işlemeye başlar. Mahkemece, aksi düşüncelerle yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 500.00 YTL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 8.5.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.