YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8022
KARAR NO : 2007/9555
KARAR TARİHİ : 03.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, doğalgaz abonesi olduğunu iki kez arızalı olan sayaçların değiştirildiğini, herhangi bir borcu olmadığı belirterek, borçlu olmadığının tespitini istemiştir.
Davalı ,davanın reddini dilemiş, açtığı karşılık dava ile davalının … kullanım yaptığının tespit edildiğini, tahakkuk edilen alacak için başlattığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir.
Mahkemece, Asıl davanın reddine, Karşılık davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacın tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K nun 67 inci maddesinin 2 nci fıkrası hükmünce, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek, haklı çıkması yasal koşullardandır. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması da yasal koşullardan değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Bunlardan ayrı;alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile Borçlu tarafından alacağın … miktarı belli sabit veya belirlenmek için bütün unsurlar bilinmekte veya bilinmesi gerekmekte böylece borçlu tarafından tahkik ve tayin edilmesi mümkün nitelikte olması yeterlidir.Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı tüm, temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 2 nolu fıkrasının (b) bendinde yazılı söz ve rakamların tamamen karardan çıkartılmasına, yerine “ hükmedilen 7.651.735.486 TL asıl alacak üzerinden hesaplanacak %40 oranındaki icra inkar tazminatının davacı-karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, söz ve rakamlarının yazılmasına, kararın bu şekilde düzeltilerek ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 382.46 YTL. kalan harcın davacı-karşı davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde davalı karşı-davacıya iadesine, 3.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.