YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8114
KARAR NO : 2007/9332
KARAR TARİHİ : 02.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali, tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … komisyoncusu olduğunu, davalının taşınmaz satımı için kendileriyle tellalık sözleşmesi ve satıcı bilgi formunu imzaladığını, taşınmazın bilgileri dışında satılması nedeniyle sözleşmede satıcı olarak ismi bulunan … … hakkında icra takibi yaptıklarını, ancak …’in itirazı sonrası sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğunun anlaşıldığını, davalının yetkisiz temsilci olarak imzaladığı sözleşmeden sorunlu olduğunu belirterek komisyon ücretinin tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir
Davalı, dava dışı … ile davacı şirket arasında yapılan ve mülkiyeti …’e ait taşınmazın satılması için yapılmış aracılık sözleşmesi olduğunu kendisinin bu taşınmazın satımı için hiçbir vekalet veya temsil yetkisi olmaksızın sözleşmeyi imzaladığını, … tarafından bu sözleşmeye icazet de verilmediğini, davacının bu icazetin bulunmadığını bildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacı ile sözleşmeyi yapan kişinin taşınmaz maliki olan … olduğunu, davalının 8.11.2004 tarihli resmi senette … vekili olarak taşınmazı 3. şahsa sattığı, davalının sözleşmede taraf olmadığı, davacının sözleşmeyi yapan malik … hakkında talepte bulunması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalının davaya cevap dilekçesinden ve tüm dosya kapsamından 21.9.2004 tarihli aracılık sözleşmesi ile
2007/8114-9332
davacının satıcının mülkiyetinde bulunan taşınmazın satımı için aracılık yapmayı üstlendiği sözleşmede satıcı kısmında taşınmaz maliki … adının yazmasına rağmen alt taraftaki kısmın davalı tarafından imzalandığı ve taşınmazın aracılık sözleşmesi yürürlükte iken … ‘nun verdiği 8.11.2004 tarihli vekaletnameye istinaden davalı tarafından vekil sıfatıyla üçüncü şahsa satıldığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekir ki davalının beyanı ile davalının sözleşmeyi imzalarken vekaletnamesinin yahut temsil yetkisinin bulunmadığı sabit olup, yine davalının beyanından taşınmaz maliki …’in bu sözleşmeye icazet vermediği de sabittir. …’in 8.11.2004 tarihinde davalıyı vekil tayin etmesi sözleşme tarihi olan 21.9.2004 tarihinde de davalının vekil veya yetkili temsilci olduğunu göstermez. Bu itibarla davalının sözleşmeyi yetkisiz temsilci olarak imzaladığının taşınmaz maliki … ’nunda bu sözleşmeye icazet vermediğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca, sözleşmeyi imzalayan davalının adına imzaladığı … …’nun yetkili temsilcisi olmadığı sabit olduğu için yetkisiz temsilci olan ve sözleşmeyi imzalayan davalının sözleşmeden sorumlu oludunun kabulü gerekir. Mahkemece, yetkisizlik temsilci olan davalının sözleşmeden sorumlu olduğu kabul edilerek işin esasına girilip hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 2.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.