Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2007/8268 E. 2007/10807 K. 18.09.2007 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8268
KARAR NO : 2007/10807
KARAR TARİHİ : 18.09.2007

1-… 2-… varisleri … 3-… … 4-… … 5-… … 6-… … 7-… … 6-…… vekili avukat … … ile 1-… … 2-… 3-… 4-… … 5-… … 6-… … 7-… 8-… 9-… … 10-… … 11-… 12… 13-… … 14-… 15-… … 16-… … 17-… … 18-… 19-… … vekili avukat … 20-… … … 21-I…. … 22-…. … 23-…. … vs. aralarındaki dava hakkında … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 9.7.2003 gün ve 356-479 sayılı hükmün Dairemizin 13.3.2007 tarih ve 1896-3530 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacılar, bir kısım davalıların bizzat, bir kısım davalıların da murislerince iştirak halinda malik bulundukları taşınmazlardaki hisselerin noter satış vaadi sözleşmeleri ile kendilerine sattıklarını, taşınmazlar iştirak halinde olduğundan açtıkları tapu iptali ve tescili davalarını kaybettiklerini, taşınmazların dava dışı üçüncü şahıslara satıldığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 5.000.000.000 TL’nın tahsiline karar verilmesini istemişlerdir.
Bir kısım davalılar davanın reddini dilemiş; diğer davalılar duruşmalara katılmadıkları gibi savunmada da bulunmamışlardır.
Mahkemece bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; bir kısım davalıların temyizi üzerine Dairemizce, davacıların taşınmazların dava tarihindeki değerini isteyebilecekleri, ancak hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz olduğu ve taşınmazların hangi tarih itibariyle değerledirmeye tabi tutulduğunun anlaşılmadığı gerekçesiyle bozulmuş; bu kez bir kısım davalılar ve davacı karar düzltme isteminde bulunmuştur.
1-Temyiz ilamında belirtilen nedenlere göre tarafların sair karar düzeltme isteklerinin reddi gerekir.
2-Toplanan delillerden ve dosya kapsamından bilirkişilerin raporlarını hazırlarken taşınmazların üçüncü kişilere satış tarihlerindeki değerlerini esas aldıkları anlaşılmakta ve davacı tarafın bu rapor esas alınarak verilen hükmü temyiz etmemesi nedeniyle davalı yan lehine usuli kazanılmış hak doğduğu ileri sürülmekteyse de dosya içerisindeki tapu kayıtlarının incelenmesinden satış vaadi sözleşmelerine konu edilen bir kısım taşınmazların dava tarihinden önce üçüncü kişilere satıldığı gibi bir kısımının da dava tarihinden sonra kayıt maliklerince satıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca davalıların bu yöndeki usuli kazılmış hakları da gözetilmek suretiyle dava tarihinden önce satılan taşınmazların satış tarihlerindeki dava tarihinden sonra satılan taşımazların da dava tarihindeki değerleri konusunda uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla belirlenmeli soncuna göre karar verilmelidir. Bu yönler gözardı edilerek yetersiz ve denetime elverişsiz bilirkişi raporu esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Bozmayı gerektirir. Ne var ki mahkeme kararı bu gerekçe ile bozulacak iken tüm taşınmazlar yönünden dava tarihindeki değere göre bilikişiden rapor alınması gerekçesiyle bozulmuş olması zuhule müstenit olduğu yeniden yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından tarafların bu yöndeki karar düzeltme istemleri kabul edilmeli, Dairemizin bozma kararı kaldırılmak suretiyle mahkeme kararı yeniden bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair karar düzeltme istemlerinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların karar düzeltme taleplerinin kabulüne Dairemizin 13.3.2007 gün ve 1896/3530 sayılı bozma kararının kısmen kaldırılmasına mahkeme kararının yeniden BOZULMASINA, 18.9.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.