YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/8847
KARAR NO : 2007/14114
KARAR TARİHİ : 26.11.2007
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, emlakçı olduğunu, ve davalıya ait taşınmazın satışı için davalıyla sözleşme yaptıklarını, ancak davalının kendilerini devreden çıkararak taşınmazı sattığını, komisyon bedelini ödemediği gibi icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının süresinde taşınmazı satamadığını, bu nedenle kendisinin sattığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmedeki %4 oranındaki kararlaştırmanın cezai şart niteliğinde bulunması nedeniyle tenkisinin, gerektiği ve ayrıca yine cezai şart olması nedeniylede KDV istenemeyeceği gerekçesiyle itirazın 4200 dolar üzerinden iptaline, icra inkar tazminatı isteminin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK’nun 67/2 maddesi uyarınca, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi zorunlu olup, borçlunun kötüniyetle itiraz etmesi yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı olarak alacağın likit ve belli olması gerekir. Açıklanan yasal kurallar ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde hükmedilen miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinin kabulü zorunludur. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması usulün 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının hüküm bölümünün beşinci fıkrasında yer … (fazlaya ilişkin ve icra inkar tazminatına yönelik istemin reddine) cümlesinin karardan çıkartılarak yerine aynen (koşulları oluştuğundan hükmedilen alacağın icra takip tarihindeki karşılığı üzerinden %40 oranında hesaplanan 2.324.616.000 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine) söz ve rakamlarının yazılmasına, bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 26.11.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.