YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/91
KARAR NO : 2007/3982
KARAR TARİHİ : 21.03.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kablüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının aldığı ziynet eşyası borcunu ödemediğini, yapılan icra takibine de itiraz ettiğini … sürerek itirazın iptaline, % 40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı,faturanın icra takibinden önce tebliğ edilmediğini, davacıya borçlu olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, örf adete göre sarrafların yaptığı veresiye satışlarda senet düzenlenmediği için tanık beyanlarına dayanılarak davanın kabulüne, karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir
Davacı, davalıya satıp teslim ettiği altınların bedelini ödemediğini gönderilen fatura içeriğinide kabul etmediğini … sürmüş, davalı ise borcu olmadığını, faturanın tebliğ edilmediğini faturanın teslim belgesi sayılmayacağını bildirmiştir. Mahkemece 23.3.2005 tarihli Ticaret ve Sanayi Odasının yazısı ve davalının altınlar aldığına dair tanık beyanları da gözetilerek davalının veresiye altın aldığı kabul edilmiştir. Davacı ziynet eşyası altınları davalıya teslim ettiğini ispat için tanık deliline dayanmışsa da davalı tanık dinlenmesine rızası olmadığını bildirmiştir. HUMK.293/4. maddesi hükmüne dayanılarak tanık dinlenebilmesi için teamül unsurunun gerçekleşmesi ve bir çevrede her hangi bir hukuki işlemin devamlı olarak senede bağlanmamasının adet haline gelmesi ve bu hususun zaman içinde herkesçe uyulmak suretiyle istikrarlı bir nitelik kazanmış olması ve ayrıca kamu oyunda da bu teamüle inanılmış olması gerekmektedir. Dosyada mevcut olan
2007/91-3982
Ticaret ve Sanayi Odasının yazıları olayda teamülün varlığını kabul etmek için yeterli değildir. O Halde mahkemece, sarrafların veresiye altın satışlarının ve bu nedenle yapılan ödemelerin çevrede senede bağlanmasının teamül haline gelip gelmediği, gelmiş ise bu hususa çevrede herkesin uyarak istikrarlı bir nitelik kazanıp kazanmadığı ve kamu oyunda da bu teamüle inanılıp inanılmadığı hususları,Kuyumcular Odası, Ticaret ve Sanayi Odası, kaymakamlık, Belediye Başkanlığı, Esnaf ve Sanatkarlar Odasından sorulup, çevreyi iyi bilen bu konudaki uzman kişiler arasından seçilecek bilirkişi marifetiyle de araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 21.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.