YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2007/923
KARAR NO : 2007/9489
KARAR TARİHİ : 03.07.2007
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı davalılar avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … … ve avukat … ile davalı … vekili avukat … , avukat …, avukat …, davalı …. vekili avukat … ‘ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalıların kardeşleri olduğunu 1970 li yıllardan beri adi ortaklık şeklinde birlikte çalışıp kazandıklarını, kazandıkları malların paylaşımı konusunda çeşitli tarihlerde çeşitli anlaşmalar yaptıklarını, davalılardan …’ın aralarında düzenledikleri 30.3.1988 tarihli protokole dayanarak Sarıyer 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/463 esas sayılı dosyası ile tapu iptali davası açtığını, bu davanın devamı sırasında …’ın Mahkemeye 15.1.1995 tarihli bir Sulh sözleşmesi sunduğunu Sulhün onanmasını istediğini, Sulhün onanmasına karar verildiğini ve hükmün kesinleştiğini, sözleşmenin ikinci sayfasında kendisinin ve davalılardan …’ın imzasının bulunmadığını, diğer davalı…’ın da sözleşmeyi hiç imzalamadığını, böylece dört ortak tarafından imzalanmış bir sözleşme bulunmadığını, buna rağmen davalılardan …’ın bu sözleşmeye dayanarak kendisine karşı … 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2003/1517 esas sayılı dosyası ile alacak davası 2007/923-9489
açtığını, sözleşmenin uygulanabilirlik kabiliyetinin bulunmadığını, sahtecilik, irade fesadı, hile ve İmar kanununa Muhalefet gibi nedenlerle geçersiz olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan … , anılan sözleşmenin davacı ve kendisi arasında hüküm ifade ettiğini, diğer davalıları ilgilendiren yanı bulunmadığını, kesinleşen Sulhün onanmasına ilişkin karar karşısında talepte bulunamayacağını savunarak davanın reddini dilemiş; davalılardan… sözleşmede kendisinin imzasının bulunmadığını, sözleşmenin yarım kaldığını, tarafların biraraya gelip sözleşmeyi tamamlamadıklarını beyan etmiş; diğer davalı … ise davaya konu sözleşmenin taslak niteliğinde olduğunu, sonradan biraraya gelip tamamlamadıklarını, yapılan tahrifatlardan haberdar olmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iptali istenen sözleşmenin tüm hükümlerinin davacı ile davalılardan … arasında görülüp kesinleşen Sarıyer 2.Asliye Hukuk Mahkemesi kararına yazıldığı, Sulhün onaylanmak suretiyle kesinleştiği, davacının bu sözleşmeye dayanarak 1997 yılında davalılardan …’a Karşı … 5.İcra Müdürlüğünün 1997/831 esas sayılı takip dosyası ile takip başlattığı, aynı sözleşmeye dayanarak birbirlerine karşı tapu iptali ve alacak davaları açtıkları, davacının kötü niyetli olduğu gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan … ve… tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının davalılardan … Şahlanoğluna yönelik tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalılardan … ve… ‘a Mahkeme kararı 27.10.2006 gününde tebliğ edilmiş olmasına rağmen HUMK’nun 432/1 maddesinde öngörülen 15 günlük süre içerisinde kararı temyiz etmedikleri gibi davacının temyiz dilekçesi kendilerine 12.12.2006 gününde tebliğ edilmiş bulunmasına rağmen her iki davalıdan HUMK 433 maddesinde öngörülen 10 günlük cevap ve karşı temyiz süresini geçirdikten sonra 5.1.2007 gününde karşı temyiz dilekçelerini vermiş bulunduklarından Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 1.6.1990 gün ve esas 1989/3, karar 1990/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca temyiz süresi geçtikten sonra verilen bu iki davalının temyiz dilekçelerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
3-Davalılardan … bu dosyanın davacısı Azimet ‘na karşı 29.9.1993 tarihinde Sarıyer 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 1994/463 esas sayılı dosyası ile 2007/923-9489
tapu iptali davası açmış, yargılamanın devamı sırasında da bu davaya da konu edilen 15.1.1995 tarihli sözleşmeyi sunarak sulhün tastikini istemiştir. Mahkemece, sözleşmenin tüm hükümleri karara derç edilmek suretiyle sulhün tastikine karar verilmiş ve hüküm bu haliyle kesinleşmiş ise de davalılardan … ve… bu davada taraf değillerdir. O nedenle bu davalılar yönünden kesin hükmün varlığından söz edilmesine yasal olanak bulunmamaktadır. Hâl böyle olunca işin esası bu iki davalı yönünden incelenmeli, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu yönün gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm tesisi usül ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davacının davalılardan … ‘na yönelik tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenle davalılardan … ve… ‘nun temyiz taleplerinin süre yönünden reddine, üçüncü bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 500,00 YTL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 12,20 peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 13,10 YTL peşin harcın davalılar … ‘na ve… ‘na iadesine, 3.7.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.