Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/13090 E. 2008/12927 K. 03.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13090
KARAR NO : 2008/12927
KARAR TARİHİ : 03.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı banka, davalı … ile aktedilen bireysel kredi sözleşmesi ile davalı …’e kredi kullandırıldığını, diğer davalıların sözleşmede kefil olduklarını, borcun ödenmediğini ve ihtarından sonuç vermediğini, alacağın tahsili için yapılan icra takibinede haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itarazın iptali ile icra inkar tazminatının tahisilini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, 23.5.2007 tarihli bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davalı … …. San. Tic. … Şirketi yönünden 9.784.68 YTL, diğer davalılar yönünden ise 11.608.65 YTL üzerinde itirazın iptaline karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı dava dilekçesinde davalı …’ya kredi verildiğini iddia etmiş ise de krediyi dava dışı … …’nın … kredisi olarak kullandığı, …’nın ayrıca otomobilide rehin verdiği, davalıların ise müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeyi imzaladıkları, asıl borçlu … …’nın kredi borcunu ödememesi nedeniyle … İcra Müdürüğü’nün 2003/285 esas sayılı dosyasıyla … … hakkında 19.10.2001 tarihinde icra takibinde bulunduğu ve … … hakkındaki icra takibinin halen devam ettiği, davacı bankanın ayrıca aynı icra Müdürlüğünde 2001/375 esas sayılı icra takibiyle davallar aleyhinede icra takibinde bulunduğu anlaşılmaktadır. 4077 sayılı yasanın 10/3.maddesinde “Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde kredi veren asıl borçluya başvurmadan kefilden borcun ifasını isteyemez” hükmü bulunmaktadır. Anılan yasa hükmü uyarınca kredi veren
2008/13090-12927
bankanın öncelikle asıl borçluya müracaat edip asıl borçlu hakkındaki takip teki tüm yolları tüketmesi ve buna rağmen alacağın tahsil edilememesi halinde ancak kefillere müracaat edebilmesi olanaklıdır. Dava konusu olayda davacı banka asıl borçlu hakkında icra takibi yapmış olup icra takibide devam ettiği için ve asıl borçlu hakkındaki tüm müracaat yolları tüketilmediği için davalı kefillerden talepte bulunabilmesi olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davalılar hakkındaki davanın tümüyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Yukarıda açıklanan bozma şekil ve sebebine göre davacının temyiz itarazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının temyiz itirazlırının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 3.1l.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.