Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/13367 E. 2008/14700 K. 05.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/13367
KARAR NO : 2008/14700
KARAR TARİHİ : 05.12.2008

… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 5. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 30.11.2007 … ve 317-404 sayılı hükmün Dairemizin 2.7.2008 tarih ve 3206-9221 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı, davalıya ait taşınmazda kiracı iken 21.11.2001 tarihinde tahliye ettiği halde 3000 dolar depozitosunun iade edilmediğini, tahsili için yaptığı icra takibinede asıl borcu kabul edip işlemiş faiz ve faiz oranı olan ferilerine itiraz edildiğini bildirip, icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının telefon borcu 196.300.000 Lirayı ödemediğini ve kendisinin ödediğini, temerrüde düşürülmediğinden işlemiş faiz isteyemiyeceğini bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, tarafların temyizi üzerine dairemizce bozulmuş, bu kez davalı tarafından karar düzeltme istenilmiştir.
1-Yargılamayı sevk ve idare etmek, usul hükümlerini uygulamak ve usul hükümlerine tarafların uygulamalarını sağlamak hakimin başlıca ve en önde gelen görevidir. HUMK.nun 78.maddesi “Hakim muhakeme adabı haricine çıkan tarafı men eder.
Okunamıyan ve münasebetsiz olan evrak iade edilir ve yeniden tanzim için münasip bir mühlet verilir. Bu mühlet zarfında tanzim olunmazsa yeniden mühlet verilmez” hükmünü getirmiştir.
Davalı vekili tarafından verilen 24.10.2007 havale tarihli dilekçesinin “Bozma kararına karşı beyanlarımız” sözlerinden sonraki 8.satır ile 12.satırlarındaki 28.10.2007 havale tarihli dilekçesinin “beyanlarımız” sözlerinden itibaren ilk 9.satırlardaki, 8.8.2008 tarihli karar düzeltme dilekçesinin 6.satırındaki kullanılan sözler ve ifade tarzı, mahkemeye, yargıtaya ve bir avukata yakışmayan, münasebetsiz sözlerdir. Bu sözleri içeren bahis konusu dilekçelerin dosyadan çıkarılarak, davalı vekiline iadesi ile içeriğindeki münasebetsiz sözlerin çıkarılarak yeniden düzenlenmesi için HUMK. 78.maddesine göre işlem yapılması gerekir. Mahkemece anılan yasa hükmünün gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Davacı tarafından davalı aleyhine yapılan … 3.İcra Müdürlüğünün 2006/486 esas sayılı icra takip dosyası ile 3000 dolar güvencenin 21.11.2001 tarihindeki karşılığı 4.441,75 YTL’nin, yine 21.11.2001 tarihinden icra takip tarihine kadar işlemiş 7.867,75 YTL faizinin tahsili istenmiştir. Takibe borçlu olan davalı tarafından işlemiş faize ve hesaplanmasına itiraz edilip, ana alacağa bir itiraz yapılmadığı gibi, ödenmiştirde. Mahkemece davacının 21.11.2001 tarihinde temerrüde düştüğü kabul edilip, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar, 3000 dolar için 433,6 dolar faiz istenebileceği kabul edilerek karar verilmiş, davacı taraf kararı temyiz etmiş, davalı tarafından bu karar ne temerrüt tarihi, nede miktar yönünden temyiz edilmemiştir. Karar dairemizce, davacının depozito tutarı 3000 dolar 4.441,75 YTL’ye çevrilerek, bu miktar üzerinden YTL’ye uygulanan yasal faiz istendiğinden, 21.11.2001 tarihinden icra takip tarihine kadar 4.441,75 YTL’ye yasal faiz uygulanarak istenebilecek faiz miktarının bulunup, bu miktara hükmedilmesi ve yine bu miktar üzerinden inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuştur. Bozma kararına karşıda davalı vekilince karar düzeltme istenilmemiş, mahkemecede bozma kararına uyulmuştur. Öyle olunca, davalının temyiz etmediği mahkeme kararındaki temerrüt tarihi olarak belirtilen 21.11.2001 tarihi ve bozma ilamına uyulmakla, bozma içeriği davacı lehine kazanılmış hak niteliğini aldığından, bozma doğrultusunda işlem yapılarak 4.441,75 YTL’nin 20.11.2001 tarihinden icra takip tarihine kadar işleyen yasal faiz miktarı bilirkişi aracılığı ile belirlenip buna ve belirlenen bu miktar üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, yapılan açıklamalar doğrultusunda işlem yapılarak karar verilmesi gerekirken, bozmaya yanlış anlam verilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Mahkeme kararının 1. ve 2.bentlerde belirtilen nedenlerle bozulması gerekirken, karar içerisinde çelişki olmadığı halde zuhulen 2.7.2007 tarihli dairemiz kararında belirtilen şekilde bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalı tarafın karar düzeltme isteminin kabulü ile, dairemiz bozma ilamının kaldırılarak, mahkeme kararının yukarıda açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar verilmelidir.
SONUÇ: 1. ve 2.bentlerde açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin 3206-9221 sayılı, 2.7.2008 tarihli bozma ilamı kaldırılarak, mahkeme kararının açıklanan yeni gerekçelerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi