Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/2780 E. 2008/8784 K. 24.06.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/2780
KARAR NO : 2008/8784
KARAR TARİHİ : 24.06.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, … ili, … ilçesi, Akşam Sanat Okulu kantinini,konferans salonunu,galeri salonu ve bilgisayar odasını davalı okul aile birliğine kiraladığını,bir kısım yerlerin süzme sayacının bulunmadığını,süzme sayacı olmayan yerler için toplam 10.773 YTL borç tahakkuk ettirdiğini,davalının borcunu ödemediğini ileri sürerek bu paranın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,bilirkişi raporu esas alınarak 1.220.59 YTL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiş;hüküm,davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1)Davada davalı olarak gösterilen okul aile birliği, 14.06.1973 tarihli 1739 sayılı Milli Eğitim Temel kanununun 5257 sayılı kanun ile değişik 16. maddesine göre hazırlanan Milli Eğitim Bakanlığı Yönetmeliğine göre kurulmuş olup,bu birliğin tüzel kişiliği bulunmamaktadır. Bu durumda tüzel kişiliği bulunmayan okul aile birliklerinin yasal temsilcisi Milli Eğitim Bakanlığıdır.Davada tüzel kişiliği bulunmayan Okul Aile Birliğinin davalı olarak gösterilmesi doğru değildir. Davacı temsilci de yanılmıştır. Temsilcide yanılmanın hukuki yaptırımı, hasımda yanılmada olduğu gibi davanın reddi gibi ağır bir sonuç doğuramaz. Bu gibi 2008/2780-8784
durumlarda gerek teori ve gerekse Yargıtay’ın kararlılık kazanmış uygulamasına göre, bir ara kararı ile durum belirtilip, davacı tarafa somut olaya göre davalının temsilcisi olarak Milli Eğitim Bakanlığını temsilci olarak göstermek üzere dava dilekçesini düzeltmesi ve tebliğ ettirmesi için mehil verilerek ve usuli hata düzeltildikten sonra davaya devam edilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemiş olması doğru değildir.Mahkemenin bu yönü göz ardı ederek işin esasını incelemek suretiyle yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2)Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 24.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.