YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4290
KARAR NO : 2008/10836
KARAR TARİHİ : 22.09.2008
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, lise mezunu olan kızını ve ilköğretim 7.sınıf öğrencisi olan oğlunu 27.5.2005 tarihinde davalı şirkete ait dershaneye kaydettiğini, kızı için özel matematik dersi verilmesi ve servis hizmeti sağlanması koşuluyla 4.000,00 YTL ücret, oğlu için ise ücretsiz anlaşma yapıldığını, dershaneye toplam 2.750,00 YTL ödediğini, 470,00 YTL miktarlı beş adet de senet verdiğini, ne var ki ücretsiz verilmesi taahhüt edilen matematik dersinin verilmediğini, servis hizmetinin aksadığını, oğlu için kağıt ücreti adı altında 1000,00 YTL talep edildiğini, eğitim kalitesinin de düştüğünü, bu nedenlerle çocuklarını dershaneden almak zorunda kaldığını, ödediği bedel ile bedelsiz kalan senetlerin iadesi talebinin ise kabul edilmediğini ileri sürerek, dershaneye vermiş olduğu 470,00 YTL bedelli beş adet senedin iptali ile ödediği toplam 2.750,00 YTL’nin ve 60,79 YTL ihtar masrafının ödeme tarihlerinden itibaren faizleriyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının kızı için 4.000,00 YTL, oğlu için ise 100,00 YTL, kitap ve kırtasiye masrafı hariç olmak üzere ücretsiz kayıt yapıldığını, davacının toplam 2.150,00 YTL ödediğini, ücretsiz özel ders konusunda taahhütlerinin bulunmadığını, kayıt sırasında imzalanan öğrenci kayıt formunda da belirtildiği gibi Özel Öğretim Kurumlarında Öğrenci Ücretlerinin Tespit ve Tahsiline Dair Yönetmeliğin 10. maddesinde öngörülen şartların haricinde öğrencinin dershaneden ayrılması halinde tüm kurs ücretinin ödenmesi gerektiğini, bu nedenle davacının herhangi bir talepte bulunamayacağını savunarak, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalı Dershane tarafından, eğitim hizmetinin vaad edilen düzey ve kalitede sunulamadığı, bu nedenle davacının
2008/4290-10836
sözleşmeyi ileriye yönelik olarak feshetmekte haklı olduğu, ancak ifa edilen hizmetler nedeniyle ödenen bedelin talep edilemeyeceği belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, davacının, ödenen bedelin iadesi konusundaki talebinin reddine, senetlerin iptaline ilişkin talebinin ise kabulüne, vade tarihleri belirtilen 470,00 YTL bedelli beş adet senedin iptaline karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Bir davada, tarafların ileri sürdükleri vakıalara uygulanacak hukuk kurallarını bulmak ve uygulamak HUMK.nun 76. maddesi gereğince doğrudan hakimin görevidir. Taraflar arasındaki ihtilafın 625 sayılı “Özel Öğretim Kurumları Kanunu” ile bu kanuna göre çıkartılan “Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği” ve Özel Öğretim Kurumlarında Öğrenci Ücretlerinin Tespit ve Tahsiline Dair yönetmelik” hükümlerine göre çözümlenmesi gereklidir. Özel Öğretim Kurumlarında Öğrenci Ücretlerinin Tespit ve Tahsiline Dair Yönetmeliğin “Ücretlerin İadesi” başlıklı 10. maddesinde: “Aşağıda belirtilen sebeplerden bir veya birkaçı dolayısı ile kurumdan ayrılan öğrencilerin ayrılış tarihinden sonraki aylara, günlere ve saatlere isabet eden ödenmiş ücretleri iade edilir. a) Öğrencinin il içinde veya İl dışında başka bir kuruma nakil olması, b) öğrencinin … sebebiyle kurumdan ayrılması c) Kanunun 15 ve 16. maddelerine göre kurumun kapatılması, d) kurumların öğretime başlamasından önceki bir tarihte öğrencinin her hangi bir sebeple kurumdan ayrılması ve ayrılmak için müracaat etmesi, e)öğrenci velisinin öğrenciyi kurumda okutamayacak duruma düştüğünü, resmi makamlardan alacağı belgelerle tevsik etmesi.” şeklinde düzenlenmiş olup, öğrencinin veya kursiyerin kurumdan ayrıldığı tarihten sonraki süreye ilişkin ücretin iadesi, sayılan bu koşullarla sınırlandırılmıştır.
Dava konusu olayda, az yukarda yazılı Yönetmeliğin 10. maddesinde “ücretin iadesi” için sayılan şartlardan birinin varlığı, iddia ve ispat edilmemiştir. Davacı, Dershane tarafından ücretsiz verilmesi taahhüt edilen matematik dersinin verilmediğini, servis hizmetinin aksadığını, oğlu için kağıt ücreti adı altında anlaşmaya aykırı şekilde 1000,00 YTL talep edildiğini, eğitim kalitesinin de düştüğünü, bu nedenlerle sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini ileri sürerek, eldeki davayı açmıştır. Davacının kızı … …’in davalı şirkete ait dershaneye kaydedildiğine ilişkin “öğrenci Kayıt Formu”nda, özel matematik dersi
2008/4290-10836
verileceğine ilişkin bir taahhüt mevcut olmadığı gibi, bu husus davacı tarafından da ispat edilememiştir. Yine davacının oğlu … …’e ait “öğrenci Kayıt Formu”nda, davacının iddiasının aksine “kırtasiye giderleri 1.000,00 YTL alınacak.” Açıklaması mevcut olduğundan davacının, anlaşmaya aykırı şekilde “fazladan ücret talep edildiği” yönündeki iddiası da ispat edilememiştir. Sözleşmenin feshi nedenlerinden biri olarak gösterilen “eğitim kalitesinin düştüğü” ne ilişkin iddia ise, öğrenci velilerinin dershaneden beklentilerine göre değişebilen subjektif bir değerlendirme olup, somut veri ve sonuçlara dayanmadığından dikkate alınamaz. Davacının, sözleşmeyi fesih nedeni olarak dayandığı son bir husus da, dershaneye göndermiş olduğu 6.1.2007 tarihli fesih bildiriminde ve mahkemeye ibraz ettiği 5.6.2007 tarihli dilekçede belirttiği gibi, yaklaşık 20 gün süreyle servis aracının arızalanması nedeniyle servis hizmetinin verilememesidir. Davacının bu iddiası, Dershane tarafından davacıya gönderilen 3.2.2007 tarihli cevabi yazıda “servis aracı, arızasından dolayı 14 gün süreyle bakıma alınmış, servisle gelen diğer öğrenciler ve velileri tarafından bu durum anlayışla karşılanmıştır.” Açıklaması ile de kabul edilmiştir. Davalı Dershane tarafından ücretsiz servis hizmeti taahhüt edilmesine rağmen, bu hizmetin kısmen yerine getirilemediği anlaşılmakta olup, bu durumda asli edimde olmasa da yan edimde ayıplı bir hizmetin mevcut olduğunun kabulü gerekir. O halde, davada yukarda sözü edilen Yönetmeliğin 10. maddesinde “ücretin iadesi” için sayılan şartlardan birinin varlığı, iddia ve ispat edilemediğinden davacı tüm dershane ücretinden sorumlu ise de, bir süre servis hizmetinin verilememesi karşısında, mahkemece takdir edilecek bir miktarın bedelden tenzili ile ancak bu miktar üzerinden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde “velinin eğitimden memnun kalmaması” gibi kişiye göre değişebilen subjektif değerlendirmelerle, davacı tarafından bir kısım kurs bedeli karşılığı olarak davalıya verilen 470,00 YTL’lik beş adet senedin tümüyle iptaline karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: 1. bent gereğince davacının tüm, davlının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 22.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.