YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/4847
KARAR NO : 2008/11370
KARAR TARİHİ : 09.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 4.5.2000 tarihinde davalılarla … Ekmek Fırınının işletilmesi için adi ortaklık kurduklarını, resmi işlemlerin kendisi adına yürütüleceğinin kararlaştırıldığını, ortaklığın 30.6.2001 tarihine kadar devam ettiğini, vergi denetiminde ortaklıkları sırasında 2 adet mal faturasının muhasebe kayıtlarına işlenmemesi nedeniyle 19.569,00 YTL vergi cezasını kendisinin ödemek durumunda kaldığını ileri sürerek davalıların paylarına düşen 6.523,00’şer YTL.nin faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, sözleşme gereği tüm resmi işlemlerin davacı üzerinden yürütüleceği ve kayınbabası …’un davacıyı temsil edeceğinde anlaşıldığını, faturaların muhasebe kayıtlarına işlenmemesinde kendi kusurlarının olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, sözleşmede resmi işlemlerin davacı adına yürütüleceğinin kararlaştırıldığına ve faturaların resmi defterlere kaydedilmemesinin davacının kusurundan kaynaklandığına dayanılarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında, 4.5.2000 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin olduğu ve sona erdiği taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, ortaklık sırasında muhasebeye işlenmeyen 2 adet fatura için düzenlenen vergi tahakkukunu kendisinin ödemek zorunda kaldığını bildirerek davalılardan payları oranında tahsili için eldeki davayı açmıştır. 4.5.2000 tarihli sözleşmede tüm masraf ve gelirlerin 3 ortak arasında eşit olarak paylaşılacağı, resmi işlemlerin davacı adına yürütüleceği ve kendisini kayınbabası …’un temsil edeceği belirtilmiş ise de idareci ortağın kim olduğu konusunda bir saptamada bulunulmamıştır. Davacı idareci ortağın davalılar olduğunu , fatura ve resmi defterlerdeki yazıların davalılara ait olduğunu ileri sürmüştür. Davalılar da resmi işlemlerin davacı adına yürüdüğünü faturaların işlenmemesinden davacının kusurlu olduğunu bildirmiştir. Sözleşme içeriğinden anlaşılacağı üzere her ne kadar resmi olarak işlemler davacı adına yürütülecekse de, davalılar bu fırının gizli ortaklarıdır. Hal böyle olunca mahkemece öncelikle idareci ortağın kim olduğunun tespiti ile faturaların işlenmemesinin kimin kusurundan kaynaklandığının belirlenmesi gerekmektedir. Davacının ve davalıların iddia ve savunmalarının araştırılması, fatura ve defterlerdeki yazıların davalılara ait olup olmadığının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 9.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.