YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/5272
KARAR NO : 2008/12365
KARAR TARİHİ : 27.10.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacılar, murislerinin 7.8.2006 yılında 89 yaşında iken vefat ettiğini, banka hesapları incelendiğinde, murisin mevduat hesabı olmasına rağmen, 100.000.000.000 YTL kredi kullanarak 9.12.2004 tarihinde verdiği ödeme talimatıyla da, kullandığı bu kredi ile 70.000 Dolar alınıp bedelinin davalıya ödenmesini talep ettiğinin, davalının da 10.12.2004 tarihinde bu parayı aldığının belirlendiğini, kredi borcunun 50.000 YTL’sinin davalının babası tarafından, kalan miktarının ise murisin mevduat hesabından ödendiğini, davalı tarafça ödenen 50.000 YTL’nin karşılığı olan 32.260 Doların mahsubundan sonra kalan 37.740 Dolar alacağın tahsili için başlatmış oldukları icra takibine ise itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline %40 inkar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacıların murisinin yanında çalışan babası tarafından bir çok kez murise ait hesaptan para çekilerek yatırıldığını, dava konusu talimatla alınan paranın da ödünç olarak alınmadığını, bankadan çekilerek murise teslim edildiğini savunarak, davanın reddini, %40 inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, ödünç ilişkisinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine, alacağın %40’ı oranında kötüniyet tazminatının davacılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.nun 67. maddesinin ikinci fıkrası gereğince alacaklının inkar tazminatına mahkum edilebilmesi için, icra takibinde haksız olmasının yanında kötüniyetli olması da gereklidir. Davasını ispat edemeyen davacıların, takipte kötüniyetli oldukları, davalıyı zarara uğratmak kasdıyla hareket ettikleri ispat edilemediğine göre davalının inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacıların inkar tazminatına mahkum edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ:Birinci bent gereğince davacıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün ilk pragrafında bulunan (…alacağın %40’ı oranında inkar tazminatının davacılardan alınarak davalıya ödenmesine) sözlerinin karardan çıkarılarak yerine (Davalının inkar tazminatı talebinin reddine) sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 27.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.