Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/6818 E. 2008/13977 K. 24.11.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/6818
KARAR NO : 2008/13977
KARAR TARİHİ : 24.11.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı köy muhtarlığını köy halkından para toplayarak yaptığı su şebekesini daha sonra köy içme suyu şebekesi ili birleştirdiğini, ancak şebekelerin bir müddet sonra tekrar ayrıldığını, ancak davalı muhtarlığın şebekelerin birleşmesinden sonra taktığı su saatini sökmeyerek eski özel şebekeden su kullananlardan haksız olarak su parasını istediğini, kendisini bu parayı ödememesi üzerine suyunun kesildiğini, davalının müdahelesinin men’i için açtığı dava sonunda davalı muhtarlığın müdahelesinin men’ine karar verildiğini, suyunun kesik olduğu 2 yıl 4 aylık sürede suyu dışarıdan temin ettiğini, manevi yönden zarar gördüğünü ileri sürerek 20.000 YTL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalı, yasaya aykırı bir eylemlerinin bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, zararı doğurduğu iddia edelen olayın idari bir karar olan köy ihtiyar heyeti kararına dayandığı, davanında köy muhtarlığı tüzel kişiliğine karşı açılması nedeniyle idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, davalı köy muhtarığının su abonesi olduğu dosya kapsamından anlaşılmakta olup, davacıya ait suyun köy ihtiyar heyeti kararıyla kesilmiş olmasının abonelik kapsamında değerlendirilmesi gerekir. Taraflar arasındaki ilişki abonelik ilişkisi oluduğu içinde özel hukuk hükümlerine tabi olup olayda kamusal yetkisini kullanılmasıda sözkonusu değildir. Nitekim, davacının, davalı köy muhtarlığının suyun kesilmesine dair müdahelesinin men’i için
2008/6818-13977
açtığı davada sulh hukuk mahkemesinde görülerek hükme bağlanmış ve Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleştiği gibi davacının idare mahkemesinde açtığı davada özel hukuk hükümlerine tabi olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. değinilen tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasındaki ilişkinin özel hukuk ilişkisi olduğu ve bu itibarla davayı adli yargı yerinde bakılması gerektiği anlaşılmaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözitilerek, işin esasına girilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 24.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.