YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7126
KARAR NO : 2008/14030
KARAR TARİHİ : 25.11.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, …. …….. …. köyünde kadastro çalışmalarından sonra köy içi mevkii 148 ada 19 ve 24 parsel numarası … taşınmazları, kadastrodan önce muhtar ve ihtiyar heyetinden 1994 yılında 440,00 YTL.ye satın aldığını ve o tarihten itibaren malik sıfatıyla zilyetliğini kullanmaya başladığını, ancak 2000 tarihinde yapılan kadastro çalışmaları sırasında davaya konu parsellerin köy harman yeri vasfı ile orta malı olarak sınırlandırıldığını ve özel siciline yazıldığını, köy muhtarlığının satıştan haksız gelir ile kendisinin mağduriyetine sebep verdiğini ileri sürerek, ödediği bedelin 1994 tarihinde 20.000 Alman Markı olduğunu belirterek, 10.000 Euronun davalıdan dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın haksız ve yersiz olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, taşınmazın dava tarihindeki rayiç bedeli olan 13.846,50 YTL. nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan alınarak davacı ya verilmesine, fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiş;hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu taşınmaz umuma ait köy harman yeri olup davalı tarafın, davacıya sattığı taşınmazın, baştan beri hukuksal nitelikçe bir kamu malı olduğu üzerinde özel mülkiyet kurulması sonucunu doğuracak şekilde alım satıma konu edilemeyeceği; kanunun yasakladığı bir konuda yapılan sözleşme ise, B.K.’nun 19 ve 20.maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden “… batıldır” sözünden çıkan sonuca göre, mutlak butlanla malüldür, eş söyleyişle, yapıldığı andan itibaren geçersizdir.
2008/7126-14030
Geçersiz bir sözleşme nedeniyle bir tarafın karşı taraftan aldığı şey, kendisi yönünden sebepsiz zenginleşme niteliğindedir. Dolayısıyla, geçersiz sözleşmenin tarafları sadece ve ancak, o geçersiz sözleşme nedeniyle birbirine verdiklerini, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı olarak geri isteme hakkına sahiptirler. Ancak, somut olayda olduğu gibi verdiğini geri isteyen tarafın geçersiz sözleşme nedeniyle karşı taraftan aldığı şey kendi kusuru olmaksızın elinden çıkmış dolayısıyla iade olanağı ortadan kalkmış ise, artık, aynı anda iade … aranmaz. Hal böyle olunca denkleştirici adalet ilkeleri de gözetilmek suretiyle uyuşmazlığın haksız iktisap kurallarına göre çözümlenip karara bağlanması gerekir. Davacı, taşınmazın satıldığı 1994 tarihindeki satış bedeli 20.000 Alman Markı karşılığı 440.000.000 TL ödediğini, 20.000 DM karşılığı 10.000 Euronun faizi ile tahsili istemi ile eldeki davayı açmıştır. Davalı savunmasında davacının iddia ettiği 20.000 DEM’i ödemediğini sözleşmedeki bu ilavelerin sonradan yazıldığını, asıl ödenen miktarın 440.000.000 TL olduğunu savunmuştur. Öyle olunca davalının bu savunması üzerinde durulup, sözleşmenin 2.sayfasındaki 20.000 DEM karşılığı 440.000.000 TL alındı ibaresinin sözleşmeye sonradan yazılıp yazılmadığı, senet … da ibraz ettirilmek ve bilirkişi aracılığı ile inceleme yaptırılmak suretiyle bu ilavelerin sonradan yapılıp yapılmadığı araştırılmalıdır. Sonradan ilave edilmedi ise 20.000 DEM‘in ödendiği kabul edilerek bunun karşılığı TL’ye hükmedilmeli, şayet sonradan ilave idilmiş ise 440.000.000 TL. ödendiği kabul edilerek Kadastro kararının kesinleştiği tarih olan 23.11.2006 tarihi itibariyle denkleştirici adalet ilkelerine göre değeri bulunup, bulunan değere hükmedilmesi gerekirken aksi düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.