Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/7389 E. 2008/15860 K. 29.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7389
KARAR NO : 2008/15860
KARAR TARİHİ : 29.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, Davalı yana İzmir … İlçesi, … köyü, … serisi 134, 135, 44, 160 ve 164 nolu orman bölmelerinde 27400 m2’lik alana telefon hattı tesisi kurulması için 1991 yılında 49 yıllığına irtifak hakkı verildiğini, davalı kurumun 23.10.2001 tarihli yazısıyla hatların kullanımdan kaldırıldığını, oysa İzmir Gaziemir orman İşletme Şefliğince 17.1.2002 tarihinde tutanakla hatların kaldırıldığının tespit edildiğini, kira bedelinin son ödeme tarihi olan 26.7.2001 ile 17.1.2002 tarihleri arasında tahakkuk eden 175 günlük arazi tahsis bedelinin ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından ihtirazi kayıtla 26.7.2004 tarihinde 8.051,16 YTL yatırıldığını ve akabinde İzmir3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/260 esas sayılı dosyası ile menfi tespit davası açtığını, bilirkişi raporu uyarınca Davalı …’un 5.480,82 YTL borçlu bulunduğunun tespit edildiğini, Mahkeme kararının onanıp kesinleştiğini, idarelerince bu kez KDV oranının yanlış hesaplandığından bahisle 31.7.2006 tarihi itibariyle 9.484,31 YTL alacaklı olduklarının saptandığını, bu nedenle 26.7.2001 ile 17.1.2002 tarihleri arasında ödenmeyen 9.617,70 YTL’nin, anapara alacağı olan 5.147,98 YTL üzerinden hesaplanacak gecikme faizi, KDV’si ile 6183 sayılı yasa uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
Davacı, eldeki davayla kesinleşen İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesince hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalının 5.480,82 YTL borçlu bulunduğunun tespit edildiğini, bu miktarın içerisinde bulunan KDV’nin ise eksik hesaplandığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca davalının davacıya 126,69 YTL borçlu olduğunun tespiti ile bu miktarın ferileriyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. Oysa, taraflar arasında görülüp kesinleşen ve davalı tarafından davacıya yönelik açılan İzmir 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2005/260 esas ve 2006/176 karar sayılı dava dosyasında; 13.5.1991 başlangıç tarihli ve 49 yıllık arazi kirasında davacı …’un kiralamadan vazgeçmesi nedeniyle 26.7.2001 tarihinden hattın toplandığı tarih olan 15.10.2001 tarihine kadar olan 81 günlük ödemeyi kabul etmelerine karşın, davalı … İdaresince 17.1.2002 tarihli tutanakla hatların kaldırıldığının tespit edildiğinden bahisle 26.7.2001 ile 17.1.2002 tarihleri arasındaki 175 günlük bedel istendiği, ihtirazi kayıtla 8.051,16 YTL ödeme yaptıkları, fazladan ödedikleri, 5.505,48 YTL’nin davalıdan tahsili talebiyle açılmış olan menfi tespit ve istirdat davasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacı …’un Davalı … İdaresine 26.7.2004 tarihi itibariyle halen 5.480,82 YTL borçlu olduğunun tespit edildiği ve mahkemece bu rapora itibar edilerek davanın reddine karar verildiği, kararın davacının temyizi üzerine dairemizce onanıp kesinleştiği, böylelikle yanlar arasında uyuşmazlığın kesin hükme bağlandığı anlaşılmıştır. Öyle olunca, yanlar arasında görülen davada kesinleşen karar tarafları bağlayıcı olup, kesin hüküm niteliğindedir. Mahkemece kesin hüküm nazara alınarak değerlendirme yapılması, gerektiğinde bilirkişiden ek rapor alınması ya da oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınıp dava tarihi itibariyle borcun belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.