YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/7626
KARAR NO : 2008/15229
KARAR TARİHİ : 22.12.2008
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan kredi kartı talebinde bulunduğunu, kredi kartının teslim adresi olarak o tarihte kardeşi ile birlikte çalıştığı işyeri adresi bildirdiğini, kredi kartı başvurusundan sonra kardeşinden ve dükkandan ayrıldığını ve adres değişikliğini de davalı bankaya bildirdiğini, buna rağmen davalının kredi kartını işyerinde olmadığı için dava dışı kardeşi Emin Yaşar Yılmazer’e teslim ettiğini, kartı … kardeşinin bu kartla harcamalar yaptığını ve ancak ekstre borçlarını ödemediğini, davalının kredi kartı borcu nedeniyle kendisi aleyhinde icra takibinde bulunduğunu oysaki, harcamaları kendisinin yapmaması nedeniyle sorumluda olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Davalı, kredi kartının davacının bildirdiği adrese teslim edildiğini, davacının adres değişikliğini de bildirmediğini, kendilerinin sorumluluklarını yerine getirdiklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bankanın kredi kartının asıl kart hamiline teslimini sağlayacak önlemleri almakla yükümlü bulunduğu, kredi kartının olay anında 16 yaşında olan ve işyerinde çalışan tanık … İkilik’e teslim edildiği, kartı teslim almayan davacının kullanımdan da sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı bankadan kredi kartı talebinde bulunan davacının bildirdiği adreste kartın dava dışı … ikilik’e teslim edildiği hususunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kredi kartı ile yapılan harcamalardan davacının
sorumlu olup olmadığı hususundadır. Hemen belirtmek gerekirki bildirdiği adrese kredi kartı teslim edilen davacı sözleşmedeki hükme rağmen adres değişikliğini davalı bankaya bildirdiğini ispat edememiştir. Öte yandan harcama sliplerinin bir kısmı temin edilememiş, gelen sliplerinde fotokopi olduğu anlaşılmıştır. Davacının, kartla harcamaları yaptığını beyan ettiği kardeşiyle aynı çatı altında birlikte ikamet ettikleride Cumhuriyet Savcılığı hazırlık soruşturması kapsamından anlaşılmakta olup, kartı teslim … davacı tanığı … İkilik’te aradan bir … geçtikten sonra davacıya kredi kartının geldiğini ve bu kartı kardeşinin alarak kullandığını söylediğini beyan etmiştir. Bildirdiği adreste teslim edilen kartı kardeşinin kullandığını bildiği tanık beyanıyla sabit olan ve adres değişikliğini davalı bankaya bildirmeyen ve kartı kullandığını iddia ettiği kardeşi ile birlikte aynı çatı altında ikamet eden davacının kartın kullanımından kaynaklanan harcamalardan sorumlu olmadığını iddia etmisi MK’nun 2.maddesi uyarınca objektif iyi niyet kurallarına aykırı olduğu gibi, kendi kusuru ile kredi kartının kardeşi tarafından kullanılmasına sebep verdiği için de kendi kusuruna dayanarak hak talebinde bulunmasında olanaklı değildir. Mahkemece değinilen bu hususlar gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.