Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/8309 E. 2008/15395 K. 23.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8309
KARAR NO : 2008/15395
KARAR TARİHİ : 23.12.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı ve davalı … avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalılardan …’a taşınmaz satması için vekaletname verdiğini, yetki verdiği taşınmaz dışında başka bir taşınmazdaki hissesini diğer davalıya devrettiğini, bedelini kendisine ödemediklerini ileri sürerek, taşınmazın … değerinden şimdilik 16.500,00 YTL nın satış tarihinden itibaren faizi ile davalılardan alınmasına karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini artırmıştır.
Davalılar davacının …’a dilediği kişiye ve dilediği bedelle satış yetkisi içeren vekalet verdiğini, satış bedelinin ödendiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini dilemişlerdir.
Mahkemece davalılardan Battal hakkındaki davanın reddine, diğer davalı … hakkında davanın kabulü ile 16.500,00 YTL nın dava tarihinden, 3.195,00 YTL nın ıslah tarihinden yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece tefhim edilen kısa kararda ve gerekçeli kararda davanın davalı … hakkında reddine , davalı … hakkında kabulüne denmiş olmasına rağmen; karar gerekçesinde aslında davalı … hakkında davanın kabul edileceği, diğer davalı hakkında red verileceği ancak sehven kısa kararda bu şekilde yazıldığı için kısa karar gibi karar verilerek davanın … hakkında reddine, … hakkında kabulüne karar verilmiş olduğu ve bu hususun karar gerekçesinde açıkça irdelenmiş bulunduğu görülmektedir. Hal böyle olunca gerekçe ile hüküm arasında çelişki olduğu anlaşıldığından usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2-Bozma nedenine göre davacının ve davalı …’ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte belirtilen nedenle diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmediğine, 550,00 YTL duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, peşin alınan harcın davalı … ile davacıya iadesine, 23.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.