Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/8358 E. 2008/15417 K. 23.12.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8358
KARAR NO : 2008/15417
KARAR TARİHİ : 23.12.2008

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı davacı avukatınca duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılardan … ve vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan Tawf … C.Campany ile Irak’ta ortak … yapmak amacı ile 30.4.2004 tarihli sözleşme ile bir adi ortaklık kurduklarını, şirket hisselerinin %50 şer oranında olduğunu ve şirket işlerinin her iki tarafın seçtikleri birer üyenin alacağı oy birliği kararıyla yürütüleceğinin kararlaştırıldığını, sözleşme kapsamında her iki şirket yetkilisinin ortaklık işlerini aldıkları oy birliğine dayalı kararlarla yürüttüklerini, sözleşme kapsamında her iki şirket temsilcisi adına banka ortak hesabı açıldığını, daha sonradan her iki ortağın bir araya gelerek 24.5.2005 tarihli “zeyilname” başlıklı belge ile davacı şirketin ortaklık hissesinin % 35 e düşürüldüğünü ve bu hesaba gelen paraların ortaklık yetkililerinin müşterek imzaları ile çekilip, hisseleri oranında taraflara ödeneceğinin, aksine hareket eden ortağın diğer ortağa 125.000 USD ceza şartı ödeyeceğinin kararlaştırıldığını, dava dışı işveren tarafından yapılan bir kısım işin bedeli olarak kesilen 7 ve 9 numaralı fatura bedeline karşılık olarak gönderdiği 426.67211 USD ve 344.546.46 USD nı davalı şirketin temsilcisi olan diğer davalı …’ın hesabına aktardıklarını ve böylece davalıların birlikte hareket edip,sözleşme hükmünü ihlal ettiklerini ileri sürerek %35 hissesine düşen 269.926.50 USD nin ve sözleşme hükmünün iki kez ihlal edilmesinden dolayı da 250.000 USD ceza şartının müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davalılardan şirket temsilcisine husumet yöneltilemeyeceğini, davacının sözleşme hükümlerini yerine getirmediğini, Türkiye den göndermesi gereken ekipmanları göndermediğini, Iraktan tawf şirketinin temin ettiğini, … kazası masraflarını ve kaçırılan Genel müdür’ün parasını Tawf şirketinin karşıladığını, tüm sıkıntıları Tawf şirketinin çektiğini,bu nedenlerle davacının %50 olan hissesinin %35 e düşürüldüğünü, BK 530 ve devamı maddeleri hükmü çerçevesinde adi ortaklığın tasfiyesinin gerektiğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davaya konu edilen paralar hariç, gerek zeyilnamenin düzenlenmesinden önce ve gerekse zeyilnamenin düzenlenmesinde sonra ortak hesaba işveren tarafından gönderilen paraların tamamının bu hesaba intikal ettiği ve taraflarca hisseleri oranında paylaşıldığı, ancak … bu davaya konu edilen son iki kalem paranın sözleşme ve zeyilname hükümlerine aykırı olarak davalı şirket yetkilisi olan diğer davalı …’ın hesabına aktarıldığı ve onun tarafından çekildiği,…’ın da BK 41. maddesi hükmü çerçevesinde çekilen paradan davacıya karşı sorumlu olduğu,ancak sözleşmenin tarafı olmadığı için ceza şartından sorumlu tutulamayacağı gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle bankadan çekilen paradan davacının hissesine düşen 254.992.98 USD nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 250.000 USD ceza şartının da davalı …’dan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin taktirinde bir isabetsizlik bulunmamsına göre davacının tüm,davalının aşağıdaki ikinci ve üçüncü bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Gerek30.1.2004 tarihli sözleşme ve gerekse 24.1.2005 tarihli zeyilname, davacı ile davalılardan Tawf … C Campany arasında düzenlenmiştir.Davalılardan … da bu sözleşmeleri adı geçen şirketin temsilcisi olarak imzalamıştır. Sözleşmenin tarafı olmayan şirket temsilcisine husumet düşmez. Mahkemenin bu yönü göz ardı ederek bankadan çekilen ve ortaklığa ait olduğu anlaşılan paradan adı geçen şahsı da sorumlu tutmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup,bozmayı gerektirir.
3-Davalı şirket savunmasında, davacı ile aralarındaki adi ortaklık ilişkisi nedeniyle bir kısım masraflar yaptığını savunmuştur. Davalının bu savunması üzerinde durulmalı, savunmaya yönelik olarak davalıdan delilleri ve davacının karşı delilleri sorulup toplanmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönleri göz ardı ederek eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesis etmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm davalıların diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 550 YTL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 23.12.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.