Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2008/8738 E. 2008/11261 K. 07.10.2008 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2008/8738
KARAR NO : 2008/11261
KARAR TARİHİ : 07.10.2008

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tesbit ve alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kabulüne, karşı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı (karşı davacı) avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile aralarında yaptıkları 16.10.2003 tarihli sözleşme gereğince koltuk ve kanepe yapımı ve döşemesi ustası yetiştirilmesi amacıyla 20 kişiye kurs verdiğini, davalının katılımcılara ödenmesi için kendisine 10.038,03 YTL aktardığını, kendisinin de bu parayı ilgililere ödediğini, davalının daha sonra işçilerden 13’ünün kurs öncesi ve kurs sonrası şirket elemanı olarak çalıştırıldığından bahisle ödenen paraları geri istediğini ileri sürerek borçsuzluğun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının sözleşme hükümlerine aykırı olarak hileli bir şekilde kendi işçilerini kursiyer göstermek suretiyle kendilerinden para tahsil ettiğini savunarak davanın reddini dilemiş, karşı davasında kurs ücreti olarak tahsil edilen 10.038,03 YTL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, kursiyerlerin kursa katıldıkları, tahsil edilen paraların da işçilere ödendiği gerekçe gösterilmesi ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı-karşı davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, koltuk ve kanepe ustası yetiştirmek amacıyla 20 kişiye kurs verdiğini, davalının verdiği paraları da kursiyerlere aktardığını, davalının bu paraları geri istediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış; davalı ise kursiyerlerden … ve bir kısım başka kursiyerlerin müfettişe verdikleri ifadelerinde davacının eski işçisi olduklarını, kursa gitmedikleri halde kursiyer gibi gösterildiklerini, işkura kayıtlı işsizlerin katılımının sağlanmadığını, hak edilmeyen paranın tahsil edildiğini savunarak davanın reddini dilemiş; karşı dava olarakta ödenen 10.038,03 YTL’nin tahsilini istemiştir. Mahkemece, iddia ve savunma doğrultusunda hiçbir inceleme ve araştırma yapılıp delil toplanmadığı, tanık dinlenmediği gibi, hükme esas alınan bilirkişi raporunda müfettişlerce dinlenen tanık anlatımlarına dahi yer verilmemiştir. Alınan rapor Yargıtay denetimine elverişli değildir. Hal böyle olunca taraf delilleri toplanmalı, gerekirse müfettişlerce dinlenen ve tarafların göstereceği tanıklar dinlenilmeli bundan sonra konusunda uzman bilirkişi kurulundan taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Bu yönler gözardı edilerek yetersiz bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle yazılır şekilde hüküm tesisi, usül ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 7.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.