YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10044
KARAR NO : 2010/1219
KARAR TARİHİ : 04.02.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalının dava dışı arsa sahipleri ile yaptığı kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre yaptığı binadan davalıya düşen 9,10,11 numaralı dükkanları kaba inşaat halinde 5.4.2003 tarihli resmi olmayan sözleşme ile satın alıp 50.000 TL bedeli ödediğini, 165 metrekare olarak satılması taahhüt edildiği halde fiilen 153 metrekare olduğunu ve projesinde de 76.53 metrekare olduğunu, sonradan öğrendiğini, davalıya ihtarname gönderip ayıp ve eksikliklerin gönderilmesini istediğini, davalının gönderdiği 12.5.2007 tarihli ihtarmamesiyle sözleşmeyi fesh ettiğini bildirdiğini ileri sürerek taşınmazların dava tarihi itibarıyla rayiç değeri olarak 115.000 TL,yaptırdığı tadilat bedeli 22.000 TL, bu dükkanların market olarak çalıştırılamaması nedeniyle uğradığı zarar olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 1000 TL mahrum kalınan zarar olarak faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacının durumu bilerek satın aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile dükkanların ikame bedeli 115.000 TL, tadilat ve imalat bedeli olarak 15.546,43 TL, market olarak işletilememesi nedeniyle mahrum kalınan kar olarak fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 1000 TL nin faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının, davalıdan satın aldığı dükkanların 165 metrekare olarak satılması taahhüt edildiği halde fiilen 153 metrekare olduğu, projesinde ise 76.53 metrekare olduğu, bu durumun düzeltilmediği gibi sözleşmenin de davalı tarafından sözleşmenin 12.2.2007 tarihli ihtarla feshedildiği hususları taraflar arasında ihtilaflı değildir. Davacı bu dükkanları bir bütün halinde market olarak işletmek için satın aldığı halde davalının taahhüdüne aykırı davranması ve sözleşmenin feshi nedeniyle market olarak işletilememesinden doğan zararı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalarak 1000 TL mahrum kalınana karı talep etmiştir. Satışa konu dükkanların yüzölçümlerinin düzeltilerek teslimine ilişkin talebi bu bölümlerin imara aykırı olarak ortak mahallerin eklenerek mevcut haline getirilmesi ve düzeltilemeyeceğinin davalı tarafından açıkça bildirilmesi üzerine akit taraflarca feshedilmiştir. Buna göre davacı BK’nun 106.maddesi kapsamında seçimlik haklarından akdin feshi ile olumsuz menfi zararını talep edebilir. Akdin feshi ve dükkanların rayiç değerini isteyen davacı BK’nun 106.maddesinde öngörülen seçimlik hakkını sözleşmeden dönme yönünde kullanmıştır. Sözleşmeden dönen davacı sözleşme ilişkisini geçmişe etkili olarak ortadan kaldırmıştır. Dönme hakkı bozucu yenilik doğuran haklardandır. Bu nedenle aynı sözleşmeye dayanarak olumlu (müspet) zararın kapsamında yer alan gelir niteliğinde olan yoksun kalınan kar yönünden talepte bulunamaz. Mahkemece davacının yoksun kalınan kar talebi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 4.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.