YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10287
KARAR NO : 2010/4170
KARAR TARİHİ : 30.03.2010
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısemen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalılar tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalılar vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 7.7.2001 tarihli haricen düzenlenen sözleşme ile davalı müteahhit …’nun inşa ettiği 30 numaralı villayı satın alıp bedelini tamamen ödediğini, ancak villanın zamanında teslim edilmediği gibi tapuda da dava dışı şahıs adına tescil edildiğini, diğer davalının ise davalı …’in eşi olduğunu, davalı ibrahimin diğer villaları eşi olan diğer davalı …’na muvazaalı olarak devrettiğini, bununda davalılar arasında el ve fikir birliğini gösterdiğini ileri sürerek villanın raiç değerinden fazlası saklı kalmak üzere 6000 TL, kira kaybı olarak 1000 TL, manevi tazminat olarak da 50.000 TL’nin davalılardan birlikte tahsilini istemiş, 12.2.2009 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 120.000 TL’na yükseltmiştir.
Davalılar, sözleşmenin geçersiz olduğunu, zamanında dava açmayan davacının zararın artmasına neden olduğunu, davacının sözleşmede kararlaştırılan bedeli eksik ödediğini, davalı …’na husumet düşmeyeceğini savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalıların birlikte hareket etmeleri nedeniyle her ikisinde sorumlu oldukları, davacının 2007 yılında yaptırdıgğı tesbitle durumu öğrenmekle 2007 yılındaki raiç değeri isteyebileceği, davalı müteahitin imzaladığı sözleşmenin geçerli olduğu gerekçesiyle villanın 2007 yılındaki raiç değeri olan 120.000 TL’nın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 2009/10287-2010/4170
diğer taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …’nun tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı …’nun temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacının 7.7.2001 tarihli sözleşmeyi davalı müteahhit … ile imzaladığı davalı …’nun bu sözleşmede imzasının bulunmadığı tartışmasızdır. Davacı eldeki davada, davalıların her ikisinin birlikte hareket ettiğini ileri sürmekte olup, mahkemece de bu olgu kabul edilerek her iki davalının birlikte sorumluluğuna hükmedilmiştir. Oysaki az yukarıda belirtildiği gibi davalı … sözleşmenin tarafı olmadığı gibi, davacıdan herhangi bir parada almış değildir. Davacıya, davalı … tarafından satışı yapılan villa ile davalı …’nin herhangi bir ilgiside bulunmamaktadır. Dava konusu olmayan ve davacı ile herhangi bir ilgisi bulunmayan 33 ve 34 numaralı villaların davalı … tarafından davalı …’ye devredilmiş olmasıda davalıların davacıya zarar vermek kastıyla birlikte hareket ettiklerini kabule yeterli değildir. Hal böyle olunca davalı …’nin olayda bir dahlinin ve sorumluluğunun bulunmadığının ve bu itibarla da kendisine husumet yöneltilemeyeceğinin kabulü gerekir. Mahkemece değinilen bu yönler gözetilerek davalı … hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken bu davalı aleyhine de hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı …’nun tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davalı … yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalılara ödenmesine, 7.128,00 TL onama harcının davalı …’ndan alınmasına, 1.620,00 TL peşin alınan harcın davalı …’na iadesine, 30.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.