Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/10967 E. 2010/1370 K. 08.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10967
KARAR NO : 2010/1370
KARAR TARİHİ : 08.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalı borçluya patates satıp karşılığında takibe konu senedi aldığını, borcun süresinde ödenmemesi üzerine davalı aleyhine icra takibi yaptığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, senetteki parmak izinin kendisine ait olmadığını belirterek davanın reddi ile % 40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davanın reddi ile toplam alacağın %40’ı oranında hesaplanan 7.325,20 TL tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz olunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.’nun 67/2 maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklının icra takibi yapmakta haksız ve kötü niyetli olması halinde, alacaklı-davacı aleyhine tazminata hükmedilmesi mümkündür. Bir başka deyişle, alacaklının icra takibi yapmakta haksız bulunmasının yanında, kötüniyetli olduğunun belirlenmesi halinde tazminata hükmedilebilir. Bu itibarla kötüniyetli olduğu ispat edilemeyen alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi olanaklı değildir. Dava konusu olayda, davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu iddia ve ispat edilememiştir.
Mahkemece, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat ve iddia edilmediği gözardı edilerek davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca, mahkeme kararının 2.bendinde yer alan davacının kötüniyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına ilişkin cümlenin karardan çıkartılarak yerine aynen “yasal koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine” sözlerinin yazılmasına, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden tarafa iadesine, 8.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.