Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/11136 E. 2010/4632 K. 08.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11136
KARAR NO : 2010/4632
KARAR TARİHİ : 08.04.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’ın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı … komisyoncusu olduğunu,davalı satıcı ile imzalanan 7.7.2007 tarihli ve 6 ay süreli sözleşme imzalandığını,kararlaştırılan satış bedeli üzerinden alıcı bulup kaparo alarak protokol imzaladığı halde davalının taşınmazın satışını gerçekleştirmediğini,27.8.2007 günlü ihtarla sözleşmeyi de feshettiğinden sözleşme ile kararlaştırılan % 3 komisyon bedeli ve % 6 cezai şart alacağı toplam 42.000 TL nin 20.9.2007 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının davalı ile yaptığı 7.7.2007 tarihli ve 6ay süreli … komisyon sözleşmesi ile davalıya ait taşınmazın satışına aracılık etmesinin kararlaştırıldığı,davacının kararlaştırılan bedel üzerinden alıcı bulup kaparo alarak sözleşme imzaladığı halde davalının taşınmazın satışını gerçekleştirmediği hususları uyuşmazlık konusu değildir.Davalı davacıya bu şekilde yetki vermediğini bildirerek 27.8.2007 günlü ihtarla sözleşmeyi feshetmiştir.Taşınmazın halen satılmadığı da dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Taraflar arasında düzenlenen 7.7.2007 günlü sözleşmenin 5.5.maddesinde müşterinin sözleşme dahilinde emlakçının bulduğu alıcılara satış işlemini gerçekleştirmeyi taahhüt ettiği,5.7.maddede 5.5.maddeye aykırı davranma halinde 3.maddede yazılı satış bedelinin % 6 ve KDV ‘sine tekabül eden 28.000 TL cezai şartın ödenmesini kabul ve taahhüt etmiştir.Bundan ayrı olarak 6.1.maddede müşterinin sözleşmeyi haksız feshi halinde de aynı miktar cezai şartın ödenmesi kabul ve taahhüt edilmiştir.Sözleşmenin bu hükümleri BK nun 158.maddesinde düzenlendiği gibi seçimlik cezai şart niteliğindedir.Sözleşmeye aykırı davranma ve haksız feshi halinde cezai şart ödenmesi kararlaştırılmıştır.Taşınmazın satışı da gerçekleşmediğine ve sözleşme hükümlerine göre davacı cezai şartı isteyebilir.Mahkemece cezai şartın yanında komisyon ücreti alacağının da tahsiline karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tamamının tahsiline karar verilmiş,BK nun 161/son maddesi hükmüne göre cezai şartın tenkisinin gerekip gerekmediği konusunda bir inceleme yapılmamıştır.Davalı taraf istenen bedelin fahiş olduğunu ileri sürdüğüne göre BK.nun 161/son maddesi hükmü uyarınca tenkisinin gerekli olup olmadığı konusunda araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine,2. ve 3.bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, 750,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 8.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.