Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/11329 E. 2010/1560 K. 11.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11329
KARAR NO : 2010/1560
KARAR TARİHİ : 11.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, … komisyoncusu olduğunu, davalı ile 5.3.2003 tarihli sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede yazılı olan ve gösterilen arsayı kendisini devre dışı bırakarak 11.11.2004 tarihinde satın aldığını, sözleşmenin 5.maddesine göre komisyon bedelini ödemek zorunda olduğu halde ödemediğini bildirerek tahsili için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacının … komisyoncusu olduğu ve davalı ile 5.3.2003 tarihli süresiz sözleşme imzaladığı, bu sözleşmede gösterilen arsanın davalı tarafından daha sonra 11.11.2004 tarihinde satın alındığı dosyaya sunulan sözleşme kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı kendisinin devre dışı bırakılarak taşınmazın satın alınması nedeniyle sözleşmenin 5.maddesine göre, sözleşmedeki satış bedeli üzerinden % 3 komisyon bedelinin davalıdan tahsili için eldeki davayı açmıştır. Davalı … ile sözleşme imzaladığını ancak sözleşmede parsel numarası yazılmadan imzalandığını, dava konusu satın aldığı taşınmazın davacı tarafından gösterilmediğini, satın aldıktan sonra davacının kötüniyetli olarak bu arsayı sözleşmeye eklediğini, bu eylemi nedeniyle davacı hakkında ceza davası açıldığını savunmuştur. … 2.Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/681 esas-2008/1189 karar sayılı ilamı ile davacının tellallık sözleşmesini davalıdan alacaklı hale getirecek şekilde doldurarak takibe koyduğu gerekçesi ile özel evrakta sahtecilikten mahkumiyetine karar verildiği ancak ilamın kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Ceza mahkemesi kararı hukuk hakimini bağlayıcı değilse de maddi vakıanın tesbitine ilişkin hususlar bakımından bağlayıcı olduğundan dava sonucunun beklenmesi gerekir. Ceza davasının kesinleşmesi beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 15,60’şer TL peşin alınan harcın istek halinde tarafları iadesine, 11.2.2010 günü oybirliği ile karar verildi.