YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11408
KARAR NO : 2010/2061
KARAR TARİHİ : 18.02.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, ağbeyinin öldürülmesi olayının takibi ve ticari işlerinde hukuki konularda her türlü davalarının avukat olarak takibi için davalıya vekalet verdiğini , davaların harç ve masraflarının karşılığı olarak pek çok ödemelerde bulunduğunu, ancak davacının açması gereken davaları açmadığı gibi sahte harç makbuzları göndererek dava açmış gibi gösterdiğini, vekaleten satın alması gereken araziyi satın almayarak parasını zimmetine geçirdiğini vs. nedenlerle güvenini sarstığından davalı avukatı azlettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 300.000 TL.nin faizi ile birlikte ödetilmesini istemiştir.
Davalı, davacının hukuki danışmanlığını ve hukuki sorunlarını çözmek üzere avukat olarak hizmet verdiğini, borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının, davalı avukata 10.8.2002 tarihli vekalet verdiği ve 20.11.2006 tarihinde de azlettiği anlaşılmaktadır. Davacı davalı avukata pek çok ödeme yapıldığı halde davalarını takip etmediğini, hiç bir hizmet vermediği halde ödediği paraların haksız olarak davalı yedinde kaldığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı adına gönderilen muhtelif tarih ve bedelli havale ve dekontları sunmuştur.
Davalı ise, avukatlık hizmetini verdiğini savunmuş ve davacı adına takip ettiği dava dosyalarını liste halinde bildirmiştir. Mahkemece, davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılmış, davalı tarafından, eda edilen yeminin davacının tüm iddialarını karşıladığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı ile davalı arasında hukuki hizmet verilmesine ilişkin vekalet ilişkisi bulunduğu konusunda bir uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı bu hizmetin verilmediğini iddia etmiş, davalı da verildiğine ilişkin savunmada bulunmuştur. Ayrıca, dosyaya ibraz edilen 22.11.2007 tarihli … Barosu Yönetim Kurulu kararında, davacının şikayeti nedeni ile davalı avukat hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği de anlaşılmaktadır. O halde, mahkemece , tarafların iddia ve savunması üzerinde durularak tüm delillerinin ibrazı ile davacı ile davalı arasındaki anlaşmanın kapsamı belirlenerek , bu kapsamda davalı tarafından hukuki hizmetin verilip verilmediği, davacı ödemelerinin bu hizmeti karşılayıp karşılamadığı hususları, gerektiğinde konusunda uzman , bilirkişi raporu da alınarak sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Taraflara isbat imkanı verilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davalının temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan 1. Bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına bozulmasına, 2. Bent gereğince davalının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına,peşin alınan harcın istek halinde her iki tarafa iadesine, 18.2 .2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.