YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11627
KARAR NO : 2010/4019
KARAR TARİHİ : 25.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacılar, davalının avukatları olarak davalar takip ettiklerini ve işlemler yaptıklarını, avukat ücret sözleşmesi gereğince belirlenen vekalet ücretlerinin ödenmediğini, tahsili için başlatılan icra takiplerine de itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalılar, takip edilen işler konusunda davacılar tarafından bilgilendirilmediklerini, sözleşmede belirtilen işlerin bir kısmına hiç başlanmadığını yada sonuçlandırılmadığını, davacıların bilgi vermeleri için gönderilen ihtardan sonra azledilmedikleri halde davalardan çekildiklerini, vekalet ücretine hak kazanamayacaklarını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, … 30.İcra Müdürlüğü’nün 2002/13227 takip sayılı dosyası nedeniyle açılan itirazın iptali davasının reddine, … 30.İcra Müdürlüğü’nün 2002/13228 takip sayılı dosyasında asıl alacak yönünden davanın kabulü ile 31.717,15-YTL için itirazın iptaline, bu miktar üzerinden takibin devamına, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davalıların adres değişikliklerine ilişkin bilgi ve belgeler dosya içinde bulunmasına rağmen, gerekçeli kararın, davalıların dava dilekçesinde belirtilen ilk adreslerine Tebligat Kanunu 35. maddesine göre tebliğ edildiği, bu haliyle karar tebliğlerinin usulsüz ve davalıların temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Davacıların, 19.12.2001 tarihli vekaletname ile davalılar tarafından vekil tayin edildikleri, 30.09.2002 tarihinde davalıların, “Bugüne kadar başlanan ve devam eden işlerde herhangi bir işlem yapılmaması, bugüne kadar başlanan ve devam eden işler dışında yeni … ve işlem yapılmaması” hususlarını içerir ihtarnameyi davacılara gönderdikleri tartışmasızdır. Davacılar, bu ihtarname ile işlerini kovuşturma imkanı kalmadığından fiilen azledildiklerini ileri sürerek, avukatlık ücret sözleşmesi ile kararlaştırılan avukatlık ücreti talebinde bulunmuşlar, davalılar ise sözleşmede belirtilen ücreti ödediklerini, ancak davacıların sözleşmede belirtilen işlere hiç başlamadığını yada sonuçlandırmadığını bildirerek, cevap dilekçesinde her bir dosya yönünden ayrı ayrı savunmada bulunmuşlardır. Mahkemece, azlin haksız olduğu kabul edilmiş ve avukatlık ücret sözleşmesine göre hesaplama yapan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. 30.09.2002 tarihli ihtarname ile davacıların işlemleri takip etme imkanı kalmadığından, bu ihtarnamenin azil niteliği taşıdığı açıktır. Ancak, mahkemece, davalıların savunmaları üzerinde durulmamış ve azlin haklı olup olmadığı ile ilgili bir araştırma yapılmamıştır. Yine, davalılar tarafından aynı avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklandığı ileri sürülen … 30. İcra Müdürlüğü’nün 2002/13226 Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali için açılan dava dosyası (… Barosu Hakem Kurulu ‘nun 25.03.2004 tarih, 2002/223 Esas,2004/79 Karar sayılı dosyası ) getirtilmemiş ve davalıların bu yöndeki savunması incelenmemiştir. Bu durumda mahkemece, … 30. İcra Müdürlüğü’nün 2002/13226 Sayılı takip dosyasına yapılan itirazın iptali için açılan dava dosyasının dosya arasına alınması, aynı avukatlık ücret sözleşmesinden kaynaklanıyor ve derdest bir yargılama var ise eldeki dava ile birleştirilmesi, sözleşme kapsamında bulunan tüm takip ve dava dosyalarının getirtilerek davacıların üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmedikleri ve davalıların azilde haklı olup olmadıkları konusunda uzman bilirkişi veya bilirkişiler kurulundan denetime elverişli, açıklayıcı rapor alınması ve hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve eksik incelemeyle hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA,(2) nolu bentte açıklanan nedenle davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.