YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/11711
KARAR NO : 2010/1915
KARAR TARİHİ : 17.02.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine Yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … komisyonculuğu yaptığını, davalının taşınmaz almak için kendilerine başvurduğunu ve 09.6.2007 tarihli sözleşmeyi imzalayarak yer gösterdiklerini ve davalının eşinin gösterilen bu taşınmazı satın almasına rağmen sözleşmede öngörülen % 2 komisyon bedeli ile KDV bedelini ödemediğini, alacağının tahsili için başlatılan icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı arasında 09.06.2007 tarihli tellallık sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmede alıcının gördüğü emlaklardan birini veya birkaçını, şahsı, 2.dereceye kadar kan ve sıhri akrabaları veya ortağı, yöneticisi ve/veya çalışanı olduğu şirketin, şirketin iştirakleri veya şirketin veya şirket iştirakçilerinin diğer hissedarları sözleşme tarihinden itibaren 12 ay içerisinde satın alması halinde satış bedeli üzerinden %2 komisyon + KDV komisyon bedeli ödeyeceğinin kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tellalın sözleşmede yazılı taşınmazı göstermesinden sonra davalının eşi tarafından 20.02.2008 tarihinde taşınmazın tapudan satın alındığı ihtilafsızdır. Davacının dayandığı davalı ile yapılan 9.06.2007 tarihli sözleşme BK.404. maddesindeki şartlara uygun geçerli bir tellallık sözleşmesidir. Tellal sözleşme ile üstlendiği taşınmazın satımı işini yerine getirmiştir. BK.405/1. maddesi hükmüne göre ücrete hak kazanmıştır. Tellallık sözleşmesi tellal ile bu sözleşmeyi, imzalayan kişi arasında hak ve borç doğuran bir sözleşmedir. Öyle olunca davalı davacıya karşı sözleşme ile yükümlendiği ücretten sorumludur. Mahkemenin, sözleşmenin açık hükmünü göz ardı ederek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 15.60 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 17.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.