YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12177
KARAR NO : 2010/3775
KARAR TARİHİ : 24.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat, alacak davasının yapılan gılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanıkısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı eczacı olduğunu, davalı üniversitenin personeline ilaç temini için sözleşme imzalandığını, verilen ilaç bedelleri ile ilgili olarak düzenlenen faturaların bedellerinin Temmuz 2004 tarihinden bu tarafa ödenmediğini, ödenmeyen ilaç bedelleri 100.000 TL’yi aşmış bulunduğunu, Bütçe Daire Başkanlığı tarafından talep edilen 22.000 TL’yi emanet hesaba yatırdığını, davalı kurumdan alması gereken ilaç bedelleri ve emanet hesaba yatırdığı paradan dolayı şimdilik 85.000 TL’sinin işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsiline ve 15.000 TL manevi tazminatın işleyecek faizle birlikte davalı kurumdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece,davanın kısmen kabulü ile, 70,419,05 TL ilaç bedeli asıl alacak ile 02.03.2005 dava tarihine kadar işlemiş 7.009,83 TL faiz olmak üzere toplam 77.428,88 TL’nin davalı Üniversiteden tahsili ile davacıya ödenmesine, 02.03.2005 dava tarihinden itibaren sadece asıl alacağa ticari faiz uygulanmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-B.K.nun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı tarafından dava açılmadan önce gönderilen tarihsiz yazılar, davalıyı temerrüde düşürecek nitelikte değildir.Davalının mütemerrit duruma düşürüldüğü ispat edilememiştir.O halde alacağa dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken,her bir fatura tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
3-Mahkemece, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine ilişkin Kanun’un 1. maddesinin, 27.04.2005 tarih ve 25798 sayılı R.G’de yayımlanan 21.04.2005 kabul tarihli ve 5335 sayılı Kanun’un 14. maddesi ile değiştirildiği dikkate alınarak hükmolunan miktara yasal faiz uygulanması gerekirken reeskont oranında faize hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Ne var ki, yukarıdaki ikinci ve üçüncü bentlerdeki yanlışlıkların bu bağlamda yargılama gideri ve vekalet ücretinde yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün (1) nolu bendinin hükümden tamamen çıkarılmasına,yerine “Davanın kısmen kabulü ile, 70,419,05 TL ilaç bedeli asıl alacağa, dava tarihinden yasal faiz uygulanmasına, Fazla talebin REDDİNE, ”yazılmasına, hükmün (3) nolu bendindeki “785,00 “ rakamı silinerek yerine “ 714.20 “ yazılmasına,(4) nolu bendindeki,” 7.594,00 “rakamı silinerek yerine “7.333,00 “ yazılmasına, (5) nolu bendindeki “ 122.00 “rakamı silinerek yerine,”300.00 “ yazılmasına,(6) nolu bendindeki “2.657 “rakamı silinerek yerine ” 1.749.71” ve ” 3.232,00 “rakamı silinerek yerine “2.374,71 “ yazılmasına,hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu haliyle düzeltilerek onanmasına, 24.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.