YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12222
KARAR NO : 2010/2492
KARAR TARİHİ : 02.03.2010
… vekili avukat … ile Ludmilla İvanova vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 28.10.2008 gün ve 299-291 sayılı hükmün Dairemizin 8.6.2009 tarih ve 15546-7767 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı avukat olduğunu, davalının vefat eden eşinden intikal eden miras haklarıyla ilgili hukuki yardımları yapmak için 19.7.2005 günlü avukatlık ücret sözleşmesi düzenlendiğini, davalının eşinin diğer mirasçılarıyla olan uyuşmazlığını sulh yoluyla çözümlediği takdirde edinilen kazanımların %2,5’nin, dava yoluyla edinilmesi halinde ise %5’inin ücret olarak ödenmesinin kararlatırıldığını, diğer mirasçılar hakkında açtığı davalar neticesi davalının miras haklarına kavuştuğunu, ancak davalının kendisine ücret ödemediği gibi kendisini haksız olarak azlettiğini ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 13.000,00 TL’nın faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının haklı olarak azledildiğini, en fazla %2,5 oranında ücret istenebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 13.000 TL’nın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, davacının fazlaya dair haklarının saklı tutulmasına dair verilen kararın davalı temyizi üzerine dairemizce onanmasına karar verilmiş; davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı bu davada, davalının kazanımlarının sulh yoluyla olmadığına ve ayrıca davalı aleyhine vekalet ücretinin tahsili için başka bir icra takibi yaptığını ileri sürmüş, davalı ise davacının icra takibi ve haciz yoluyla vekalet ücretinin tahsil edildiğini, davacının %2,5 oranı üzerinden ücret isteyebileceğini savunmuştur. Yargılama sırasında alınan bilirkişi raporunda davacının %2,5 oranı üzerinden talepte bulunabileceğinin kabulü halinde ücret alacağının 130.962,65 TL %5 oranının kabul edilmesi halinde ise alacağın 261.928,30 TL olacağı belirtilmiş; mahkemece de bu bilirkişi raporu esas alınarak karar verilmiştir. Ne varki mahkemece karar Oluşturulurken davacı alacağının ne kadar olduğu net bir şekilde belirlenmemiştir. Hemen belirtmek gerekirki mahkemece belirlenen ve hükmolunan eda hükmü aynı zamanda bir tespiti de içerir. Başka bir anlatımla oluşturulan eda hükmüyle tarafları hak ve borçlarıda (borç ve alacak miktarıda) tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenir. Oluşturulan hükmün, davaya konu uyuşmazlık nedeniyle oluşan ihtilafı tereddütsüz bir şekilde çözümlemesi gerekir. Aksinin kabulü ileride yeni uyuşmazlıkların doğmasına neden olur ki bu durumun hukuki olduğu kabul edilemez. Dava konusu olayda davacı vekalet ücreti alacağı için ayrıca takip yaptığını ileri sürmüş ve davalıda bir miktar paranın ödendiğini kabul etmiş olmakla, herşeyden önce davacının vekalet ücreti olarak aldığı bir miktar var ise bunun da belirlenmesi gerekir. Akabinde davacının ne kadar vekalet ücreti alması gerektiği net ve rakamsal olarak belirlenip, davacının vekalet ücreti olarak aldığı bir miktar var ise bu miktarın mahsup edilerek, davacının fazlaya dair haklarını saklı tuttuğu gözetilerek isteyebileceği miktarın rakamsal olarak açık bir şekilde tesbit edilmesi zorunludur. Mahkemece değinilen bu yön gözardı edilerek, davacının isteyebileceği miktar tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken, zuhulen onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, davalının bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazının kabulüyle kararın bu nedenle bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca davalının karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 8.6.2009 tarih, 2008/5546 E, 2009/7767 K. Numaralı onama kararının kaldırılmasına ve hükmün gösterilen nedenle BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 2.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.