Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12285 E. 2010/4020 K. 25.03.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12285
KARAR NO : 2010/4020
KARAR TARİHİ : 25.03.2010

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, avukat olduklarını, davalı ile yapılan avukatlık ücret sözleşmeleri gereğince ve davalının vekili sıfatıyla icra takipleri yaptıklarını, davalar sonuçlandırdıklarını, ancak 05.04.2007 günlü azilname ile haksız olarak azledildiklerini, vekalet ücretlerinin ödenmediğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere,40.000-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemişler, 06.06.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile taleplerini 75.985-TL’ye çıkartmışlardır.
Davalı, davacıların vekillik görevlerini özenle yerine getirmediklerini, şirketin temettü hariç, yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralındığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davada hasım olarak gösterilen … Egeser Giyim…A.Ş’nin 24.06.2002 tarihinde, temettü hariç, yönetim ve denetiminin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu tarafından devralındığı anlaşılmaktadır.Davada, hasım olarak, yönetim ve denetimi fona devredilmiş şirketin gösterilmesi doğru değildir. Davacı, temsilcide yanılmıştır. Temsilcide yanılmanın hukuki yaptırımı, hasımda yanılmada olduğu gibi davanın reddi gibi ağır bir sonuç doğuramaz. Bu gibi durumlarda, HUMK.39/1-2 maddesi gereğince, davacıya davayı gerçek hasıma yöneltip, dava dilekçesinin tebliği için mehil 2009/12285-2010/4020
verilmesi gerekir ( H.G.K.21.3.1984 T. 1981/4-1103 E, 1984/300 K ). Somut olayda, mahkemece, bir ara kararı ile durum belirtilerek, davacı tarafa, davayı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’na yöneltip, dava dilekçesinin tebliği için mehil verilmesi ve usulî hata düzeltildikten sonra davaya devam edilmesi gerekirken, bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün bozulmasına, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 25.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.