Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/12745 E. 2010/1723 K. 16.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12745
KARAR NO : 2010/1723
KARAR TARİHİ : 16.02.2010

… vekili avukat … ile … 2-… 3-… 4-… 5-… 6-… 7-… aralarındaki dava hakkında … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.11.2008 gün ve 135-477 sayılı hükmün Dairemizin 2.7.2009 tarih ve 3439-9258 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

K A R A R
Davacı, davalıların murisinden 5 parsel numaralı tapulu taşınmazı harici sözleşme ile 26.2.1990 tarihinde satın aldığını, imar ve ihya ederek kullandığını, ancak tapuyu alamadığı gibi imar uygulaması sonucu davalılar ve başkaları adına tescil edildiğini, tapu iptal davasının reddedildiğini de ileri sürerek satış bedeli ve yaptığı masrafların bugünkü alım gücü değerinin tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemenin, satış bedelinin dava tarihi itibariyle denkleştirilerek tahsiline, fazlaya dair talebin reddine dair kararın davacının temyizi üzerine davacı yararına bozulmasına karar verilmiş; davacı, bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Mahkemece satış bedelinin denkleştirilerek tahsiline, davacının taşınmazı kullanmasından dolayı oluşan kullanım bedelinin mahsubuna, diğer taleplerin reddine karar verilmiş ve dairemizce davacı temyizi üzerine davacının diğer temyiz itirazları reddedilerek kullanım bedelinin mahsubunun yanlış olduğu gerekçesiyle kararın davacı yararına bozulmasına karar verildiği ve bu haliyle davacının taşınmaz üzerine yaptığı imalatlara ilişkin talebinin mahkemece reddine dair kısmın temyizine ilişkin temyiz isteminin reddedildiği anlaşılmaktadır. Davacı ile davalıların murisi arasında yapılan sözleşme resmi şekilde yapılmadığı için geçersiz ise de davacının bu sözleşmeye dayanarak ve iyiniyetle taşınmaz üzerinde bir takım imalatlar yaptığı analşılmakta olup, davacı yaptığı bu imalatların yapıldığı tarihteki değerlerini isteme hakkına sahiptir. Aksinin kabulü davalıların sebepsiz zenginleşmesine yol açarki, böyle bir sonucun hukuk düzenince korunması düşünülemez.
Davacının taşınmaz üzerinde yaptığını iddia ettiği imalatların yapıldıkları tarihteki değerinin belirlenerek belirlenecek bu değerin tahsiline karar verilmesi gerekir. Mahkeme kararının bu yöndende davacı yararına bozulması gerekirken sehven bu hususa ilişkin temyiz talebinin reddedildiği bu kez yapılan inceleme sonucu anlaşılmış olduğundan davacının bu yöne ilişkin karar düzeltme itirazının kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Davacının karar düzeltme itirazının kabulü ile yukarıda açıklanan bozma nedeninde dairemizin 2.7.2009 tarihli 2009/3439-9258 numaralı bozma ilamına 3 numaralı bent olarak eklenmesine, kararın bu şekilde BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 16.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.