YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13009
KARAR NO : 2010/4127
KARAR TARİHİ : 29.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/135 esas sayılı dosyasında açtıkları maddi-manevi tazminat davası sonucunda lehe verilen tazminatın tahsili amacıyla … 27. İcra Müdürlüğünün 2007/2023 esas no.lu dosyasında takip yapıldığını, gerek davayı ve gerekse takip dosyasını davalı avukatın vekilleri sıfatıyla takip ettiğini, icra dosyasında davalı avukatın 11.07.2007 tarihinde tahsil ettiği parayı 22.10.2007 tarihinden başlamak üzere 30.11.2007 tarihine kadar 6 defada toplam 227.000 TL olarak kendilerine ödediğini, icra müdürlüğü reddiyat makbuzundan 284.106,20 YTL’nin, davalı avukat tarafından 11.07.2007 tarihinde tahsil ettiğinin anlaşıldığını, davalının geç ödeme nedeniyle kardeşi …’ın hesabına 5.000 TL gönderdiğini, ancak iade ettiklerini, geç ödeme nedeniyle net maddi kayıplarının 10.000 YTL olduğunu ve aynı zamanda manevi zarara uğradıklarını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000 YTL maddi, 1.000 YTL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, bilahare maddi tazminat talebini 15.349,71 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı, işleri nedeniyle il dışında olduğu sırada davaya konu parayı yanında çalışan avukat tarafından icra dosyasından tahsil edildiğini, paranın tamamını birer gün ara ile 50.000’ er YTL olarak dört seferde davacının kardeşinin hesabına EFT ile gönderdiğini, % 10 nispetinde en az vekalet ücretini alarak biraz da karşı tarafın ihmali sonucu paranın geç teslim edildiğini, bunu da hesaba katarak alması gereken KDV’yi kendisinin üstlendiğini, geç ödemenin sorun edilmesi üzerine yasal faiz üzerinden hesaplama yaparak tespit olunan miktarı havale yolu ile gönderdiğini, ancak paranın iade edildiğini, parayı teslim süresinin makul bir süre olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile 10.000,00 TL maddi tazminatın 11.07.2007 tarihinden, 5.000,00 TL maddi tazminatın da 15.04.2009 ıslah tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi uygulanmak suretiyle toplam 15.000,00 TL maddi tazminat ile 1.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, … 9.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/135 esas sayılı dosyasında yargılama sonucu lehlerine hükmedilen maddi ve manevi tazminatın tahsili için yapılan takip sonucu davalı avukat tarafından icra dosyasından tahsil edilen paranın geç teslimi nedeniyle zarara uğradığını belirterek eldeki davayı açmıştır. Dosya içinde bulunan ve icra takibine dayanak … 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/135 esas sayılı dosyasında davacıların, dava dışı …, …, … ile davacı … olduğu, davalı avukat …’in davacıların vekili sıfatıyla davayı takip edip sonuçlandırdığı, dava sonucunda … lehine 2.000 YTL manevi, Duygu lehine 1.000 YTL manevi, … lehine 1.000 YTL manevi tazminata ve davacı … lehine de 6.000 YTL manevi tazminat ile 66.031 YTL … göremezlik tazminatına hükmedildiği anlaşılmaktadır.
Davacı, davalı tarafça icra dosyasından tahsil edilen paranın tamamına sahip olmayıp, takibe konu ilamda belirtilen oranda sahiptir. Öyle olunca, davacı ancak sahip olduğu oran nispetinde geç ödemeden kaynaklı zararını talep edebilir. Mahkemece bu hususun göz ardı edilmesi bozma sebebidir.
2-Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu ile geç ödeme nedeniyle davacı zararı hesaplanırken en yüksek banka mevduat faizi oranları uygulanmış ve çıkan sonuca göre hüküm kurulmuştur. Taraflar arasında en yüksek banka mevduat faizinin uygulanmasını gerektirir bir borç ilişkisi yoktur, davacı ancak 3095 sayılı yasaya istinaden kanuni faiz talep edebilir, bu yönün göz ardı edilmesi bozma nedenidir.
3-Borçlar Kanunun 49.maddesi hükmü uyarınca, manevi tazminata hükmedilebilmesi için; şahsiyet hakkına hukuka aykırı bir şekilde tecavüz edilmesi gerekir. Dava konusu olayda, davacının kişisel hakkına hukuka aykırı bir saldırının varlığı ispat edilememiştir. Öyle olunca, mahkemece olayda manevi tazminatın koşullarının bulunmadığı göz ardı edilerek, bu kalem isteğin reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
4-1136 sayılı Avukatlık yasasının 40.maddesi hükmüne göre, … sahibi tarafından sözleşmeye dayanılarak avukata karşı ileri sürülen tazminat istekleri, bu hakkın doğumunun öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl geçmekle düşer. Davacı tarafından davanın ıslah edildiği 15.04.2009 tarihi itibariyle 1 yıllık süre ıslah edilen bölüm için geçmiştir. Islah edilen kısmın bu nedenle reddi gerekirken kabulü usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ : Yukarıda (1),(2),(3) ve (4) bentte açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 29.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.