YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13099
KARAR NO : 2010/3461
KARAR TARİHİ : 17.03.2010
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın … yönünden kısmen kabulüne kısmen reddine diğer davalı Banka hakkındaki davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı … avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalı bankadan 20.11.1998 tarihinde tüketici kredisi aldığını, geri ödemeyi yapamadığı için hakkında icra takibi başlatıldığını,kredinin kefili olan Turan Bağdaşın mirasçısı davalı … Bağdaşın tüm borcu ödemesi üzerine ,davalı … ile davalı banka arasında 17.7.2003 tarihli Temlikname düzenlendiğini, temliknamenin geçersiz olduğunu, asıl borçluya borcu ödeyen kefilin alacağı temlik almasının yasalara aykırı olduğunu, kefilin ödediği para kadar asıl borçlu hakkında ayrı bir rücu davası açması gerektiği halde davalı bankanın başlattığı takibe devam etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla fazladan ödediği 6000 TL nin 21.05.2004 tarihinden faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı Banka yönünden açılan davanın husumetten reddine ,diğer davalı hakkında açılan davanın kısmen kabulüne 6000 TL nin dava tarihinden faizi ile davalı … Bağdaştan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesinde, kanunun uygulanmasıyla ilgili tanımlar yapılıp, bu arada “Alışverişe konu olan taşınır eşyayı…” mal, “Bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gercek yada tüzel kişiyi” tüketici, “mevzuatları geregi tuketicilere, nakit kredi vermeye yetkili olan banka, ozel fınans kurulusu ve finansman şirketlerini”kredi veren olarak tanımlamıştır. Aynı yasanın 10. maddesi gereğince, “Tüketici kredisi,tüketicilerin bir mal veya hizmet edinmek amacıyla kredi verenden nakit olarak aldıkları kredidir.” Bu Yasanın 23. maddesinin 1. fıkrasında ise, “Bu kanunun uygulanmasıyla ilgili olarak cıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılır” hükmüyle, kanunun uygulanmasından doğacak ihtilaflara bakacak görevli mahkeme belirtilmiştir.
Somut olay değerlendirildiğinde, davacı tüketicinin davalı kredi verenden tuketici kredisi aldığı ve bu kredinin geri ödemesiyle ilgilı uyusmazlık bulundugu, anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, sözü edilen yasanın 23. maddesi hükmü gereğince, davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davacı ile davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Birinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz edilen kararın BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, davacı ve davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde taraflara iadesine, 17.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.