YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13179
KARAR NO : 2010/3620
KARAR TARİHİ : 22.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, 16.9.2005 tarihli satış sözleşmesi gereğince davalıya villa sattığını, eki imalat programı ve davalının ek isteklerine uygun taşınmazı inşa edip teslim ettiğini, sözleşme gereğince iskanın alınmasını müteakip ödenmesi gereken 25.000,00 USD’nin ödenmediğini ileri sürerek ödenmeyen 25.000,00 USD’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Açtığı karşı dava ilede eksik imalatlar için 25.000,00 USD, geç teslim nedeniylede 50.000,00 Tl cezai şartın tahsilini istemiştir
Mahkemece, asıl davanın kabulüne, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Yine anılan yasanın 3/d maddesinde, “hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet” olarak tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Yasada açıklandığı üzere Tüketici “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan, veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişidir. Somut uyuşmazlıkta davacı, satıcı davalının kendisine tapuda sattığı daire dışında başka bir daire teslim ettiğini belirterek verdiği senetlerin iptali istemi ile eldeki davayı açmıştır.Dosya içersinde davacıların yüklenici oldukları anlaşılmaktadır.Öyle olunca taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı ve eldeki davaya bakma görevinin Tüketici Mahkemesine ait olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemenin görev hususu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen nazara alınması gerekir. Bu açıklamalar ışığında Mahkemece, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre temyiz eden davacının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1 nolu bentte gösterilen nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2 nolu bentte gösterilen nedenle davacının temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 466,00 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine, 1.040,00 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 22.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.