Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13301 E. 2010/4503 K. 06.04.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13301
KARAR NO : 2010/4503
KARAR TARİHİ : 06.04.2010

… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında Küçükçekmece 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 11.12.2007 tarih ve 374-786 sayılı hükmün Dairenin 9.6.2009 tarih ve 6505-7890 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.

KARAR
Davacı, 10.3.1982 tarihli vekaletname ile, Küçükçekmece Kadastro Mahkemesinin 1990/35 E. sayılı davasına asli müdahil olarak katılan davalıyı vekil olarak temsil ettiğini, davalının talimatıyla davadan feragat ettiğini, anacak vekalet ücretinin ödenmediğini, davanın karşı tarafı olan Küçükçekmece Belediyesi ile davalı arasındaki Sulh sözleşmesi gereğince davalıya 520.000 YTL ödenmesinin kararlaştırıldığını, bu durumda 520.000 YTL’nin %25’i olan 130.000 YTL vekalet ücretinin ödenmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 130.000 YTL vekalet ücretinin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı ile aralarında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığı, %25 oranında vekalet ücreti talep edilemeyeceğini, ancak Kadastro davasının açıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre ücret talep edilebileceğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, Kadastro Mahkemesinde dava konusu olan taşınmazın, eldeki dava tarihindeki değeri olan 780.000 YTL’nin, Avukatlık Kanununun 164/4. maddesi gereğince takdiren %10’u oranındaki 78.000 YTL ücretin davalıdan tahsiline karar verilmiş; davalı tarafından temyiz edilen hüküm, Dairemizce, sair temyiz itirazları reddedilerek, “Davacı dava dilekçesinde, vekalet ücretine esas alınacak miktarın, davalı ile Küçükçekmece Belediyesi arasında imzalanan sulh sözleşmesi uyarınca davalıya ödenmesi kararlaştırılan miktar olduğunu belirtmiş ve bu rakamın da 520.000 YTL olması gerektiğini bildirerek bu miktarın %25’i oranındaki ücretin ödenmesini istemiştir. Hemen belirtmek 2009/13301-2010/4503
Gerekir ki davacı bildirdiği bu miktar ile bağlı olup, davacının ücretinin 520.000 YTL üzerinden hesaplanması zorunludur. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek 520.000 YTL’nin %10’u oranındaki 52.000 YTl vekalet ücretinin tahsiline karar verilmesi gerekirken, usulün 74.maddesine de aykırı olacak biçimde ve yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırıdır.” Gerekçesiyle bozulmuş, davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440.maddesinde sayılan nedenlerden hiç birisine uygun olmadığından, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı avukatın, Küçükçekmece Kadastro Mahkemesinin 1990/35 E. sayılı davasına asli müdahil olarak katılan davalıyı, vekil olarak temsil ettiği, davanın taraflarının sulh olması üzerine davanın feragatle sonuçlandığı, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığı, dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Mahkemece, 9.10.2007 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi bulunmadığından, 1136 sayılı Avukatlık Kanununun, 13.1.2004 günlü 5043 sayılı kanunla değişik 164/4.maddesi gereğince, eldeki dava tarihi itibariyle vekil olarak takip edilen dava değerinin %10’u üzerinden 78.000 YTL vekalet ücretinin ödetilmesine karar verilmiştir. Oysa ki davacıya ödenmesi gereken vekalet ücretinin tespit edilebilmesi için öncelikle, uyuşmazlığa uygulanacak olan Avukatlık Kanunu hükümlerinin belirlenmesi zorunludur. Mahkemece yürürlükteki Avukatlık Kanunu hükümlerine göre karar verilmişse de, 13.1.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5043 sayılı Kanunun 7. maddesi ile 1136 sayılı Avukatlık Kanununa eklenen “Bu kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, kesin olarak hükme bağlanmamış bütün ihtilaflarda bu kanunun değişik hükümleri uygulanır” hükmünü içeren geçici 21. madde, Anayasa Mahkemesince 8.2.2008 tarihinde iptal edildiğinden, avukatlık ücretinden kaynaklanan uyuşmazlıkların, sözleşmelerin kurulduğu tarihte yürürlükte olan Avukatlık Kanunu hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği kabul edilmelidir. Dava konusu olayda, taraflar arasında yazılı ücret sözleşmesi mevcut olmayıp, davacı avukatın, Kadastro mahkemesinde görülen davaya, davalıyı temsilen asli müdahil olarak katıldığı tarih itibariyle sözleşme ilişkisi kurulduğuna göre uyuşmazlık, sözleşme tarihinde yürürlükte olan 1136 sayılı Kanunun, 4667 sayılı kanunla yapılan değişiklikten önceki hükümlerine göre çözümlenmelidir. 1136 sayılı Kanunun, 2.5.2001 tarihli 4467 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikten önceki 163/son maddesi gereğince de, avukat ile müvekkil arasında yazılı bir ücret sözleşmesinin bulunmadığı 2009/13301-2010/4503
durumlarda talep edilebilecek vekalet ücretinin, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenmesi gereklidir. O halde mahkemece davacının, davalıyı temsilen Kadastro Mahkemesine asli müdahil olarak katıldığı tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, davacının da dava dilekçesinde vekalet ücretine esas alınacak miktar olarak belirttiği gibi, davanın tarafları arasındaki sulh miktarı olan 520.000 YTL üzerinden hesap edilecek vekalet ücretinin ödetilmesine karar verilmesi gerekirken, açıklanan hususlar gözardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya ayıkırı olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce sehven 9.6.2009 tarihli 2009/6505 E. 2009/7890 K. sayılı ilamda açıklanan nedenlerle bozulduğu bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olduğundan, davalının karar düzeltme talebinin kabulüne, Dairemize ait 9.6.2009 tarihli 2009/6505 E. 2009/7890 K. sayılı ilamın kaldırılmasına, hükmün yukarda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer karar düzeltme itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenlerle, davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemize ait 9.6.2009 tarihli 2009/6505 E. 2009/7890 K. sayılı ilamın kaldırılmasına, hükmün açıklanan nedenlerle davalı yararına değişik şekilde BOZULMASINA, 6.4.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.