Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13645 E. 2010/7086 K. 25.05.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13645
KARAR NO : 2010/7086
KARAR TARİHİ : 25.05.2010

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı müteahhidin inşa ettiği binanın 3 numaralı dairesini 37.800 TL.sına satın alıp bedelini davalılara ödediğini, ancak dairenin adına tescil edilmediğini, ihtarında sonuç vermediğini ileri sürerek dairenin adına tescilini, mümkün olmaması halinde ödediği 37.800 TL.nın ve munzam zarar karşılığı olarak da 20.000.00 TL.nın tahsilini istemiş, daha sonra ise davasını sadece ödediği bedele hasretmiştir.
Davalılar, davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davacının iddia ettiği ödemeleri ispat edemediği, davalı …’ya husumet düşmeyeceği gerekçesiyle davalı şirket hakkındaki davanın esastan, … hakkındaki davanın ise husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı tarafından ibraz edilen tarihsiz sözleşmede “5126 ada 5 ve 6 nolu parseline yapacağım binanın 3 nolu dairesini ben … aşağıdaki şartlarla …’a sattım….. Ödeme şekli 30 ay vadeli muhtelif senetlerle ödenecek. Tamamı 37.800 TL.dır. Daireyi satan Kamiloğlu İnşaat adına …” yazılarının bulunduğu ve davacının bu sözleşmeye istinaden ödediğini iddia ettiği 37.800 TL.nı talep ettiği anlaşılmaktadır. Davalılar davaya cevap vermemiş, mahkemece davacının sözleşmede yazılan senetleri ödediğini ispat edemediği kabul edilerek şirket hakkındaki davanın esastan, … hakkındaki davanın da husumetten reddine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı sözleşmede kararlaştırılan senet bedellerini ödediğine dair yazılı belge ibraz etmemiş ise de davalılara yemin teklifinde bulunmuş ve yemin davetiyesi davalı şirketin Ticaret Sicil Memurluğu tarafından bildirilen adresinde tebliğ edilmiştir. Davalı şirket ise yemine icabet etmemiştir. Hemen belirtmek gerekir ki yemin kesin delil niteliğinde olup, icabet etmeyen kişi hakkında kesin sonuç doğurur. Eldeki olayda davalı şirket yemin davetiyesi tebliğine rağmen yeminden kaçındığı için aleyhine açılan davanın ispatlandığının kabulü gerekir.
Davacı, diğer davalı … hakkında da yemin teklifinde bulunmuş ve çıkarılan tebligat davalı …’e usulüne uygun olarak tebliğ edilememiştir. Bu itibarla davalı …’ün adresinin araştırılarak ve Tebligat Kanunundaki yöntemler kullanılarak yemin davetiyesinin tebliğ edilmesi ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi zorunludur. Mahkemece, değinilen bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 25.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.