YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13740
KARAR NO : 2010/3722
KARAR TARİHİ : 23.03.2010
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirketin 01.01.2003 tarihinden itibaren mayıs 2007 tarihine kadar mali müşavirlik ve muhasebe işlemlerini kesintisiz sürdürdüğünü, 2003 yılında kurulan sözleşmenin fesih olmaması nedeniyle mayıs 2007 tarihine kadar davalının itirazı olmadan devam ettiğini, 2007 yılı ilk 4 ay muhasebe işlemlerini yaptığını, ocak-nisan arasındaki dönemin bedelinin kendisine ödendiğini, ancak davalı şirket tarafından sözleşmenin gerekçesiz, tek yanlı ve haksız olarak fesh edildiğini, bu itibarla 2007 kalan ayların aylık 1.500 YTL’den hesaplanacak(Mayıs ile Aralık arası) bedeli olan 12.000 TL ödenmesi gerektiğini, bu alacağın tahsili amacıyla … 11. İcra Müd. 2007/6464 E. Sayılı dosyası ile icra takibi yaptığını, borca itiraz edildiğini, bu nedenlerle şimdilik 9.600 YTL’nin itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 aşağı olmak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı 2007 yılı için davacı ile bir sözleşme yapılmadığını, sözleşme yapılması için konuşulduğunu ancak davacının yüksek ücret istemesi nedeniyle talebinin kabul edilmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı ile davalı arasında 05.01.2003 tarihinde ilk sözleşmenin yapıldığı, 2004 yılında yeni bir sözleşme imzalandığı, 2005 ve 2006 yıllarında ise yazılı bir sözleşme yapılmamasına rağmen hizmet ilişkisinin taraflarca devam ettirilerek 2007 yılı mayıs ayına kadar davacı tarafından davalı tarafa muhasebe hizmeti verildiği anlaşılmaktadır. Davalı tarafından 2007 yılı için sözleşme yapılmadığı savunulmuş ise de 2003 yılından itibaren devam eden sözleşmenin fesih edildiğine dair bir delil sunulamadığı, aksine Gelir İdaresi başkanlığının 01.12.2008 tarihli cevabi yazısında anlaşıldığı üzere davacının davalıya ait gelir beyannamesini verdiği ve o tarihe kadar hizmet ilişkisinin devam etmesi nedeniyle sözleşmenin yeni dönem için yenilenmiş sayıldığının kabulü gerekir. Davalı tarafından Mayıs 2007 itibariyle sözleşmeni fesih edildiği bildirilmiş ise de, feshin haklı sebeblere dayandığı davalı tarafça kanıtlanamamıştır. Bu itibarla Mahkemece, sözleşmenin 1 yıl uzadığı kabul edilerek 2007 yılı Mayıs-Aralık ayları dahil olmak üzere 8 aylık döneme ilişkin 12.000 TL ücretin tamamının ödenmesi yönünde, taleple bağlı kalınarak karar verilmiş ise de, Mahkemece davacı tarafından Mayıs 2007 tarihinden itibaren hizmet verilmeyen yeni dönem için hiçbir işlem yapılmamış olması nedeniyle BK 325 maddesi uyarınca yeni dönem ücretinden indirimde bulunulup bulunulmayacağının tartışılması sureti ile sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz edilen kararın davalı taraf yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.3.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.