Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2009/13767 E. 2010/2219 K. 23.02.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13767
KARAR NO : 2010/2219
KARAR TARİHİ : 23.02.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı Belediyenin kanal boyunda bulunan standlardan Otel La Perla tarafındaki 268 nolu standın kiracısı olduğunu, stand sayısının belediyece 60’ dan 100’ e çıkarılıp zorunlu tadilatlar yaptırıldığını, 6.4.2005 tarihli Belediye Meclisi kararı ile stand ücretinin Belediye Gelirleri Kanunu’nun 97. maddesine dayanarak % 100 oranında arttırılarak 9.000,00 YTL olarak tespit edildiğini, 2006 yılında da aynı şekilde tespit yapıldığını, bu artışın fahiş olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere hukuka aykırı artışlardan dolayı borçlu olmadığının tespitine, fazladan yapılan ödemenin ödeme tarihinden itibaren faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taraflar arasında yapılmış herhangi bir kira sözleşmesi bulunmadığını, belediyenin el emeği ürünlerin pazarlanması ve turistlere satılması için kamuya ait alanda davacıya yer tahsis ettiğini, bunun karşılığında bir şartname imzalandığını, şartnamede belirtildiği gibi 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanununun 97. maddesi gereğince talep sahiplerine, hizmet götürülmesinden dolayı her yıl Belediye Meclisince stand yeri kullanım ücreti belirlendiğini, davacı tarafından idari işlemin iptaline yönelik dava açılması gerektiğini, bu nedenle mahkemenin görevsiz olduğunu savunarak, davanın gerek görevsizlik gerekse esastan reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya bakmakla Vergi Mahkemelerinin görevli bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı ile davalı … arasında 268 numaralı standın tahsisine ilişkin “Turistik Eşya Yeri Kullanım Şartnamesidir“ başlıklı sözleşme yapıldığı, dosya içeriği ile sabit olduğu gibi tarafların da kabulündedir. Her ne kadar davalı tarafından bu sözleşmenin kira sözleşmesi olmadığı savunulmuş ise de, tahsis şekli ve içeriği itibariyle kira sözleşmesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle taraflar arasındaki uyuşmazlığa özel hukuk hükümlerinin uygulanması gerekli olup, davada görevli mahkeme de adli yargı mahkemeleridir. O halde mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davaya bakmakla Vergi Mahkemesinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 23.2.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.